“yine de, gücü kadından başkasına yetmeyen türlerden. karısından başkasına el kaldıramıyor. dışarıya karşı şirin mi şirin. çevresindekiler onu uysal, iyi bir koca olarak görüyor. neler gördüğünü, başına neler geldiğini söyleyip şikayet etse bile, kasına hiç kimse inanmıyor. adam da bunu bildiği için, şiddete başvurduğunda dışarıdan görülmeyecek yerleri seçiyor ya da bu işi iz bırakmayacak şekilde yapıyor. olay bu değil mi?”
“demek ki insanlığa güven duymanın tam olarak yıkılışı böyle oluyormuş diyordum, umut kapılarının, pencerelerinin sıkı sıkıya kapatıldığı bir karanlık hali, artık hiç kimsenin aralayamayacağı bir demir kapı...”