Yaşadığım çok kötü günler, yaşadığım anlardaki yorgunluğumu yitirdi. Yaşadığım iyi günleri de unutmuşum. Sonuç; anlamsız bir ortalama. Nedeni de galiba hep tek başıma yaşamaya zorlanmam. Toplumsal düzen gereği mutluluğu tek başıma aramam. Bin türlü (ve hâlâ süren) hesaplı kargaşadan tek başıma çıkabileceğim konusunda şartlandırılmam. Benim için ve benim durumumda olanlar için nereden bakılsa önemli olan sonuçtu. Anlık mutluluklar (mutsuzluklar birikir) birikmiyor.
He had been an educated man, that was obvious, and there was a deep, infinite sadness about him that sometimes made me want to cry, just talking to him there.
Rommel’in tanklarını çöllerde kovalamayı tercih eden General Patton, İkinci Dünya Savaşı’nın muzaffer komutanı olarak Berlin’e girdiği zaman, “Ne kahramanlar ne korkaklar, ne ordular ne de generaller kaldı” dediğinde politikacıların kara çantalarındaki düğmelerle yönetilecek teknolojik savaşları öngörerek asırlardır tanıdığımız insanın yitirildigini biliyordu.
“Onuncu saatin son saniyesinde ateş kesildi. Mons yakınlarında daha şanslı bir Alman askeri varmış. Savaşın son dakikasına kadar İngiliz cephesini makinelisiyle tarıyor ve saatin dolmasıyla siperinden dışarı tırmanıyor, miğferini çıkarıyor ve eski düşmanları önünde eğilip nazikçe selam verdikten sonra arkasını dönüp gidiyor.”