—Gene de aşksız yaşamak anlamsız bir şey, dedi. Hepimiz durmadan aşk üzerine konuşur, bu tür romanlar okuruz, ama kendimiz sevmeye gelince bir türlü beceremeyiz. Bunun beğenilecek nesi var?
Üzüldüğüm nokta şu ki, siz de bütün öbür erkekler gibi ciğeri beş para etmezin biriymişsiniz; kadında istediğiniz akıl, zeka değil, diri beden, güzellik, gençlikmiş... Evet, siz de gençlik arıyormuşsunuz!
Bütün insanlara kızgınım. Yaşadıkları için. Hayattan midem bulanıyor... Ateşle oynarım. Yeterince benzin ve karşımda oturan adamın ceketinin iç cebindeki çakmakla dünyayı yakabilirim. Benim adım Neron. Geceleri, çaldığım arabalarla gezerim.
Düşüncelerime ve beynimden geçenlere en yakın –en yakın diyorum çünkü hiçbir zaman tam anlamıyla düşüncelerimizi söylememize yetecek kelimelerin yeryüzündeki lisanlarda bulunmadığını uzun zaman önce anladım– cümlelerin ağzımdan çıktığı gün öldürülmüş olacağımı ya da yavaş yavaş yok olmamı sağlayacak şartların sözleşmiş gibi çevremde buluşacaklarını düşünüyordum.