-“ Güzellik hatlarının kesişen eksenleri ve koordinatları yoktur; daire ve elips, kendilerine özgü cebir formülleriyle çizilmez. Bu nedenle komutan da kendini, doğuştan sahip olduğu ferasetin sağladığı ve düşünüp taşınmakla oluşan ince sezgisine bırakmak ve doğru yolu hemen hemen bilinçsiz bulmak zorundadır. Fakat kimi zaman kuralları oluşturan belirgin alametleri basitleştirmeli, kimi zaman da benimsediği yöntemleri kendisine rehber edinmelidir.-“
Cesaret, ağırlıklarda çalışan erlerden ve trompetçilerden başkomutana kadar en soylu üstün niteliktir; silaha sertliğini ve parlaklığını veren gerçek çeliktir.
En tahrip edici ateş altında bile normal düzenini koruyan, hiçbir zaman bencil bir korkuya kapılmayan ve bölgesini adım adım savunan, zaferinden gurur duyan, yenilgi felaketinde bile itaat gücünü, komutanına saygısını ve güvenini yitirmeyen, bedensel gücünü bir atletin adaleleri gibi mahrumiyet ve meşakkat eğitimiyle kuvvetlendiren, bu çabaları sancağına musallat olan bir lanet olarak değil, zaferi elde etmenin aracı olarak
gören ve bütün bu yükümlülükleri ve erdemleri tek bir düşünce, yani silahının namusunu savaş yapabilir kutsal bir ayet gibi aklından çıkarmayan bir ordu, savaş ruhunu gerçekten içine sindirmiş bir ordudur.
-“ Manevi değerlerin kıymetini ve çoğu kez inanılmaz etkisini bize en iyi tarih gösterir ve ispat eder. Bir komutanın tarihten sağlayacağı en soylu ve en esaslı yarar da budur. Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki, akılda meyvesini verecek olan bilgi
tohumları gösterilerden, eleştirel araştırmalardan ve bilgece yazılardan çok duygular, topyekûn izlenimler ve tek tek parlayan zekâ kıvılcımlarıyla ekilir.“-