"Deliliğinden kurtulmaya çalışmamış mı hiç...iyileşmeye?"
"Hayır, o çok sevmiş deliliğini."
"Nereden anladınız bunu?"
"Bir zamanlar yatağının durduğu yerin tavanına takılı kancalardan...kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir... kendini ve deliliğini."
Sabah görüştüğümüzde bir kez daha bu ülkeyi terk edeceğine yemin ediyor. Mücadeleyi sürdürme lafları ediyorum ben, o ise, "burası bizim yurdumuz değil ki, burası bizi öldürmek isteyenlerin yurdu!" diyerek sürekli yineliyor... Hâlâ da öyle değil mi?