mia

mia
@jgoddamn
/arşiv/ faber est suae quisque fortunae
44 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Reklam
"Yaşamının ortasından itibaren, ancak yaşam dolu olarak ölmeye hazır olabilen gerçekten canlı kalabilir. Çünkü yaşamın tam ortasındaki gizli saatte parabol tersine döner, ölüm doğar. Yaşamın ikinci yarısı yükselmeyi, açılmayı, artmayı, coşkuyu değil, hedefi son olduğu için ölümü temsil eder. Yaşamın tamamlanmasını olumsuzlamak, onun sonlanışını yadsımakla eş anlamlıdır. Her ikisi de yaşamak istememek demektir; yaşamak istememek ise ölmek istememekle özdeştir. Bir dalgayı oluşturan artış ve azalışlar."
Sayfa 169
Jung simyanın Hristiyanlığa karşı ödünleyici bir ilişki içindeki Gölge olduğu inancındaydı. Hristiyanlığın tek yönlü dogması ve karşıtları birleştirmek konusundaki yetersizliği, bizi bilinçdışındaki kendi doğal köklerimize yabancılaştırmıştı.
Sayfa 131 - jung simya simgelerinin arketipal düş imgelerine ne denli benzer olduğunu göstererek, simyayı psikolojik olarak 20.yüzyıla sokan ilk kişi olmuştur.
Jung, yaşamının kalan yılları boyunca, bilinciyle ilgili bu keşfinin kendisine getirdiği içgörüleri ifade etmeye çalıştı. Dünyaya her dönüşünde, Jung her sabah, o gün ben içsel durumunu yansıttığı anlaşılan küçük daireler çizmeye başladı. Mandalanın her şeyi tek bir merkezi noktaya getirdiğini gördü. Bunu, psişik gelişmenin hedefinin “merkeze, bireyleşmeye giden yol” olduğu şeklinde yorumladı. Mandalanın dairesel yapısı, ilerlediği sırada bireyin anlam duygusunu ve amacını taşıyan Öz’ü (nefsini), ister bilinçli ister bilinçdışı olsun, bireyin bütünselliğini simgeliyordu.
Sayfa 57