Sonunda aylar sonra sonunu getirebildiğim bir kitap okudum ama bu kitabın bir sonu var mı, onu tartışmak gerekir... Kitabın türü bilim kurgu, konusundan da spoilersız bir şekilde bahsetmemiz gerekirse intihar eden Seth'in ölmesi gerekirken geçmiş yıllarında uyanması ve nelerin olduğunu çözmeye çalışması diye özetleyebiliriz. Bundan sonrası tamamen spoilerlı olacak. İlk 160 sayfa olaylar sadece Seth ve anılarıydı, başka hiçbir insan yoktu ve yazar Seth'i bu yalnızlık karşısında delirttiği kadar bizi de delirtti diyebilirim bir ara ben bile çok boğuldum. Kitap boyunca sayfaları çevirmenizi sağlayan bir merak var çünkü her yeni bir sayfada yeni bir soru işareti oluşuyor. Yazar detaya girmekten kaçınmamış, bu okumayı zorlaştırmıyor ama yavaşlatıyor bence. Sevmeyenlerin aksine ben Tomasz ve Regine karakterlerini de sevdim ve diyaloglarını okumak hem eğlendirici hem de düşündürücüydü. Yazarın bu kitabı yazarken bizi hep sorgulamaya ve düşünmeye teşvik etmeyi amaçladığı belli. Ayrıca bir ara o kadar çok Seth ne düşünse ve dile getirse o olmaya başladı ki ben bile nolur sus artık diye yalvaracaktım. Olayların bir simülasyon muhabbeti olmasını ve insanların gerçek hayatlarından kaçıp bu sanal dünyaya sığınmasını sevdim, hatta Seth geri dönmek istediğinde de çok heyecanlandım ama gel gör ki sonu okuyucunun düşüncesine bile bırakılmayacak kadar boşlukta bitti. Sonu yok, gerçekten yok. Ee yani? Gitti mi? Hangi zamana gitti? Başarabildi mi? Geri dönebilecek mi? Diğerlerini uyandırabilecekler mi? Bu kadar çok soru işaretiyle yaşamak zorunda olmamalıydık bence... Sırf bunun için puan kırmak istemiyorum çünkü kitabı gerçekten beğendim ve kesinlikle herkesin okumasını tavsiye ederim.