"Akşam yemeğine kalacak mısınız?" diye seslendi, aşağı katta yeniden ortadan kaybolurken. "Tadına bakan herkes Tatlısu Tombuğu çorbası tarifimizi ister."
"Herhalde St Mungo'daki Zehirlenme Dairesi'ne göstermek için," dedi Ron alçak sesle.
Hermione ranzasına dönünce, Harry sesini alçalttı.
"Sadece yeniden onun gözüne girmek için kabul ettin."
"Aşkta ve savaşta her yol mübahtır," dedi Ron mutlulukla, "ve bunda ikisinden de biraz var."
Bıraktı gözyaşları aksın; dudakları sımsıkı bastırılmış, Lily ile James'ten geriye kalanların yattığı yeri gözlerinden saklayan kalın kar tabakasına, yere baktı. Artık kemiktiler hiç şüphesiz, ya da toz. Yaşayan oğullarının bu kadar yakında durduğunu, kalbinin hâlâ çarptığını, onların fedakarlığı sayesinde hayatta kalmış olduğunu ve şu anda, onlarla birlikte karın altında uyuyor olmayı dilemenin eşiğinde olduğunu bilmiyor ya da aldırmıyorlardı.
"Şimdi durup düşünüyorum da, ailemizin yarısı hayatlarını sana borçlu görünüyor," dedi Mr Weasley boğuk bir sesle. "Eh, söyleyebileceğim tek şey şu: Ron'un Hogwarts Ekspresi'nde senin kompartımanında oturmaya karar verdiği gün, Weasley'ler için şanslı bir günmüş, Harry."