Ben her sabah uyandığımda seni düşüneceğim, her gece yattığımda da seni düşüneceğim. Genç fidanları ekerken, hiç kimsenin senin gibi ekemeyeceğini düşüneceğim...
Kitapta bir sürü olay, ahlaksız ilişkiler, aşağılanmalar, insanların sınıflarının olduğu dünyalar vardı. Bu kitapta mahvolan güzellikler sadece Giles ve Marty'di. Onları hiç birleştirmeyen ormandı. Grace hiçbir zaman Giles'le olmayacaktı. Çünkü o da babası gibi onu hep ikinci sınıf bir insan olarak gördü. Kocasının aşıklarına yaptığı gibi her seferinde kandırmasına,aldatmasına rağmen onu affetti. Grace zengin bir erkek ile evlenmese yaşayamazdı. İkinci sınıf insanlar kendilerini üst sınıf gören karaktersiz karakterlerdi.
Canım Marty'im sessizlik ve yalnızlık içinde o güzel kestane rengi saçlarınla sen hep en masum, en akıllı, en çalışkan ve en güzeldin. Giles elbette kararlar küçükken verilmiş olmasaydı, Grace'i sevemezdi. Aralarındaki karakter uçurumunu başta fark eder ve uzak dururdu. Seni hiç kimse tam olarak hak etmedi Marty'im. Sen hep en iyi oldun ve kayıplarınla olmaya devam edeceksin. Rüzgar ince ve sade elbisinle birlikte güzel saçlarını savuracak sende Giles'in çiçeklerini hep tazeleyeceksin...
Orman SakinleriThomas Hardy · İletişim Yayınları · 2021279 okunma
Marty'nin ne yazdığını bilebilseydi, çok şaşıracaktı. Hintock halkını huzursuz eden söylentiler kızın kulağına da gelmiş, bunun üzerine Mrs. Charmond'un başındaki saçın kendisine ait olduğunu bildiren bir mektup yazıyordu. Zavallı Marty'nin elindeki tek koz buydu ve yüksek tabaka hakkında hiçbir şey bilmediği için ve bu açıklamanın adamın aşığına önemli bir darbe indireceğini düşündüğü için bu kozu oynadı.
Evet, kadın yüzünden aklını kaçıran ve onlar uğruna köleleşen çok erkek vardır. Ölen, kötü yollara sapan, günaha girenler de çoktur... Ey erkekler, onların bu yaptıklarını gördükten sonra sizlerden daha güçlü olduklarını kabul etmekten başka elden ne gelir?
Gözlerimi kapadığımda yüzlerce görüntü geldi aklıma. Gördüğüm şeyler, bildiğim şeyler, unuttuğum şeyler... Anlamsız bir düzen içinde bir araya gelmişlerdi. Bayan Van Hopper'ın şapkasındaki kuştüyü, Frank'in yemek odasındaki dik aralıklı sandalyeler, Manderley'de batı kanadındaki geniş pencere, kıyafet balosundaki somon renkli kıyafetli,güleç kadın, Monte Carlo yakınlarındaki yolda gördüğüm köylü kızı.