kaoru

Hayallerin maisinden gerçeklerin siyahına...
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2019 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2019 17:10
İtiraf ediyorum, korkarak başladım. Edebiyat derslerinden kafama yer eden o bilgilerle, nedense Mai ve Siyah benim için korkulu bir rüya olmuştu. Ama şimdi... Şimdi bu güne kadar bu şahane kitabı niçin okumadığımın derdine düştüm. Sanırım en büyük şansım, eserin günümüz Türkçesi'ne çevrilmiş halini okumamdı. Bu sebeple kelimesel anlam düzeyinde hiçbir sıkıntı yaşamadım. Buna rağmen bazı yerlerde betimlemeler, ruhsal ve mekansal tasvirler o kadar yoğundu ki, okumayı biraz ağırlaştırıyordu. Ama muhteşemdi. Kitabın baştan sona her kelimesi muhteşemdi. Okumaya başlayacaklara şunu söyleyebilirim; ilk 50 sayfası en zoru. Burayı atlattıktan sonra öyle içten ve öyle gerçekçi bir hikaye karşılayacak ki sizi, elinizden bırakmak istemeyeceksiniz. Servet-i fünun edebiyatının en güzel örneklerinden olan bu kitabı biraz da konusundan bahsetmek gerekirse; edebiyat aşığı, hayalperest ve romantik ana kararkterimiz Ahmed Cemil, babasının ölümü üzerine hayallerinin ipini göğe salıp, gerçek hayatla yüzleşmek zorunda kalıyor. Artık evin erkeği olan Ahmed Cemil, ailesinin geçimini üstlenirken bir yanda da hayallerini gerçekleştirmeye çalışıyor. Böylelikle, ana karakterimizin hayatından trajik bir kesim okumaya başlıyoruz. O kadar çok söylemek istediğim şey var ki aslında hikayeye yönelik... Ama kopya vermemek için söyleyemiyorum. Mai ve Siyah oldukça karamsar bir hikaye. Bunun büyük kısmı hayatın gerçeklerinin getirdiği dayatmalardan, kalan kısmı ise Ahmed Cemil'in karakteristik özelliklerinden kaynaklanıyor. Ağır ve kasvetli bir havası var; o kadar ki sonuç bölümüne girdiğinizde göğsünüzün sıkıldığını, nefesinizin daraldığını hissediyorsunuz. Ah, ben bu kadar acı çekiyorsam kim bilir onun acısı ne denli büyük, diye düşünüyorsunuz. Yine lafı çok uzattım. Velhasılı kelam; ilk sayfadan son
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 201934,7bin okunma
kaoru
İnceleme için teşekkürler.
Reklam
"Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum. Günah istiyorum." "Aslında," dedi Mustafa Mond, "siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz." "Öyle olsun," dedi Vahşi meydan okurcasına, "mutsuz olma hakkını istiyorum."
Sayfa 238·Kitabı okudu
Edebiyat
Buğrahan isimli okura yanıt verildi
kaoru
Eyvah spoi verdim desenize, umarım kısa zamanda unutursunuz :D
"Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum. Günah istiyorum." "Aslında," dedi Mustafa Mond, "siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz." "Öyle olsun," dedi Vahşi meydan okurcasına, "mutsuz olma hakkını istiyorum."
Sayfa 238·Kitabı okudu
Edebiyat
Buğrahan isimli okura yanıt verildi
kaoru
Mutsuz olma hakkını isteme konusunda, Vahşi orada kendisinden değil de diğer insanlardan bahsediyor diye düşünüyorum. Herkesin mutsuz olma hakkına sahip olduğu bir dünyada herkes özgür olabilir. Oradaki durum bir nevi Vahşi'nin de özgürlüğünü sınırlandırıyor aslında. Kimseyi mutsuz etme hakkı yok mesela?