Onların gerçeklere, fikirlere, yapılan ve yapılacak işe kaygılandığı yok. Onların tüm ilgisi insanlara dönük. 'Bu doğru mu?' diye sormuyorlar. 'Başkaları bunu doğru sayıyor mu?' diye soruyorlar. Yargılamak için değil, tekrarlamak için. Yapmak için değil, yapıyormuş izlenimi vermek için. Yaratmak değil, göstermek. Yetenek değil dostluk. Nitelik değil, fors. Eğer yapanlar, düşünenler, çalışanlar, üretenler olmasa, dünyanın hali ne olurdu?
"Başkalarını etkileyebilmek için başkalarından çaldı. İşte sana kendini katıksız silme. İhanet ettiği, feda ettiği şey, kendi egosuydu. Oysa herkes ona bencil diyor."