📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Heves dolu bir sesle, "Dominique, ne düşünüyorum, biliyor musun?" diye sordu.
"Hayır. Ne düşünüyorsun?"
"Bir süredir düşünüyorum bunu. Kendi kendime. Kimseye açmadım. Kimse de önermedi. Benim kendi fikrim."
"Güzel. Neymiş?"
"Kırlık bir yere taşınıp kendimize bir ev yapmak istiyorum. Senin hoşuna gider mi?"
"Çok hoşuma gider . Senin hoşuna gittiği kadar . Kendine bir ev mi tasarımlamak istiyorsun?"
"Yok canım! Bennett bir şeyler çırpıştırır . Bütün sayfiye evlerimizi o yapıyor .
Sihirbazı oldu bu işin."
Keating gözlerini ona çevirip, "Dominique," dedi,
"Öyle güzelsin ki! Her zaman öylesine olağanüstü güzelsin ki, bu konudaki duygularımı hep söylemek istiyorum sana."
"Duygularını duymak hoşuma gider, Peter."
Keating şöminedeki ateşe baktı. İnsanı mutlu eden buydu işte. Kendi evinde ateşe bakıp hayal kurmak. Okudukları da, duydukları da hep böyle diyordu. Gözlerini hiç kırpmadan baktı alevlere. Kabul edilmiş bir gerçeğe uymaya çalıştı. Bir dakika daha baksam, mutlu olacağım, diye düşünüyordu. Hiçbir şey olmadı.