Elimde Jan Jok Russo'nun Rahip Meslier nam-ı müstearı ile yazdığı "Akl-ı Selim" isimli kitap vardı. Müthiş bir sürette din aleyhtarı olan bu eseri yol boyunca okuyup bitirdim. Ben, daha önce İsmail Fenni Efendi'nin "Madddiyyun Mezhebinin İzmihlâli" isimli osmanlıca eseri okumuş olduğum için bu eserin muhtevasını cevaplıyabiliyordum. Boğaz'ı geçerken bu eseri, denize fırlattım.
Âdetimdir, en kötü eseri bile muhâfaza ederim. Ömrümde bir bu eseri böylece yok ettim, bir de Frankfurt'ta elime geçen Ali Şeriati'nin "Şehid" isimli küfümâmesini!.. O'nun da sövmediği Sahâbe yoktu.
"İngiliz geleneğinin barok ve
alegori yerine portre ve manzara ile gelişmesinin nedeni, yalnızca
kiliseden çok aristokrasinin sanatın ana hamileri haline gelmesi
değildir. Bu durum aynı zamanda İngilizlerin zihin yapısıyla ilgilidir.
"Bütün alegorik resimler yerine, bana dünyada yol gösterecek
bir köpeğin resmini görmeyi tercih ederim" diyordu Dr. Jok
hnson. 17 Ve gerçekten İngiliz sanatı öykü anlatmakla meşguldür.
"Britanya ekolünün hemen hemen bütün meşhur tabloları, ya
gözlemlenen insana veya gözlemlenen doğaya ilişkindir. Yani ya
portredir veya manzaradır. Constanble ve Turner ve Cozens'ten
Cotman'a, Gainsborough, Reynolds, Romney ve benzerlerine
kadar suluboya ressamlarının hepsi aynı şeyi yapıyor" diye yazıyordu
Nikolaus Pevsner 1he Englishness of English A rt'ta.18 Eğer
açık sözlü olsaydı, İngiliz resminin Avrupa'da en son sırada yer
alan görsel sanat geleneklerinden birisi olduğunu itiraf ederdi.
İngiiizler yazmayla, resim yapamayacak kadar çok meşguldüler."
Elimde Jan Jok Russo'nun Rahip Meslier nam-ı müstearı ile yazdığı "Akl-ı Selim" isimli kitap vardı. Müthiş bir sûrette din aleyhtarı olan bu eseri yol boyunca okuyup bitirdim. Ben, daha önce İsmail Fenni Efendi'nin "Madddiyyun Mezhebinin Izmihlâli" isimli osmanlıca eseri okumuş olduğum için bu eserin muhtevasını cevaplıyabiliyordum. Boğaz'ı geçerken bu eseri, denize fırlattım.
Adetimdir, en kötü eseri bile muhafaza ederim. Ömrümde bir bu eseri böylece yok ettim, bir de Frankfurt'ta elime geçen Ali Şeriati'nin "Şehid" isimli küfürnâmesini!.. O'nun da sövmediği Sahâbe yoktu.