Uyuyor; tuhaf bir kaderi olmasına rağmen yaşadı
Meleğini kaybedince ölüp gitti
İşler kendiliğinden olup bitti
Tıpkı gündüzün yerini gecenin alması gibi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zweig'in okuduğum ilk kitabıydı. Arka kapakta bu usta yazarın psikoloji bilgisinin karakterlere iyi yansıtabildiği yazıyordu, heyecanlanıp aldım. Bence bu usta adamın eserleri, bu kadar ucuz fiyata ve her yerde bulunabildiği için hem İş Bankası Kültür Yayınları'na hem şansımıza müteşekkir olmalıyız.
Kitaba gelince;
Burjuvazinin, sosyetenin boğucu yaşam tarzı sayesinde hayatı hiç hissedememiş zarif ve naif Irene Wagner'ın hayatın tadına çeşitli talihsizlikler sonucu nasıl vardığını okuyoruz. Sıradan bir konu gibi görünüyor, belki de öyle.. ama bu eseri şaheser yapan en önemli özellik hiç şüphesiz olayların sizi içine çekebiliyor olması.
Bazı yazarlar malesef 100-150 sayfada okuyucuyu olay örgüsünü yerine oturtamıyorken Stefan Zweig 70 sayfalık bir kitapta sizi birkaç sezonluk bir dizinin içine yolluyor.
Olayları geliştirirken o kadar özenli ve çabuk davranmış ki, bunu yaparken nasıl yaptığını ister istemez merak ediyorsunuz ve hayrete düşüyorsunuz. Alt paragrafta SPOILER vereceğim, okumamış olanlar lütfen daha fazla inmesin. Kayan gözlerin sorumlusu ben değilim :)
SPOILERLI BÖLÜM BURASI
Irene ve kocası, kızlarının cezası üzerine konuşurken Irene'nin kocasına cezalar üzerine söylediklerinin Fritz'i tedirgin ettiğini hissettim ve Fritz'in de aslında Irene'yi aldattığını sanmaya başladım. En sonda, solgun Irene Wagner'ın aslında aylardan beri bir tiyatroyla yüzleştiğini öğrendiğimde kuş gibi hafifledim :))
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125bin okunma
Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.
...bir adamın üç yıl önce yapmış olduğu bir hırsızlıktan cezalandırıldığını söylemişti; bunun haksız olduğu kanaatindeydi, çünkü üstünden üç yıl geçtikten sonra o artık aynı insan değil, suç onun suçu değildi.