Şeffaf Muamma

Şeffaf Muamma
yitiğini arayan humbaracı ve kenar mahalle gözlemecisi
96/3 Öğrenci - Timelineer - Tedarik
69/7 Lisans - Ön Lisans - Master
221/7 İstanbul - Akçakoca - Dumlupınar
Diamandi - Makedonia - Middle Light
690 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
... Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi farkedemezsen Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini. Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede, Hatırla ki mahşer günüdür, Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
Reklam
-Beni affetmeni isteyecektim +Eğer seni affedersem, yeryüzünde suçu bağışlanmadık insan kalmaz! -Yeryüzünde suçu bağışlanmadık insan kalmaması için beni affet!
Günümüzden neredeyse 6 asır önce bir devlet başkanının nasıl yetiştiğini anlamak Osmanlı'yı anlamaktır diye düşünüyorum. 15'inci yüzyılda Devlet-i Aliyye'nin başında “İlim Çinde bile olsa alınız" diyen Peygamberinin sözüne amenna ve saddakna diyerek uyan yöneticilerin başarıları elbette tetesadüf değildi. Bu çalışmanın ve öğrenmenin neticesinde mütevazı bir aşiretten koca bir imparatorluk çıkmıştır. Osmanlı'ya düşmanlık edenler onun bu yönlerini neden görmek istemiyor? Veya Osmanlı'yı atası olarak görenler neden çalışmak, öğrenmek çağı yakalamak hatta daha da ileriye geçmek için çaba harcamak yerine geçmişi ile övünmeyi yeterli görüyor. Bunları anlamak da kolay olmasa gerek!
Zühre: Derler ki, aşk da unutulurmuş her şey gibi. Hem de yaşanıp bittikten, soğuyup küllendikten sonra değil, tam da doludizgin devam ederken unutulurmuş aşk. Neyse ki, zühre yıldızı varmış göğün üçüncü katında.Halen aşık olup olmadıklarını ve eğer aşıklarsa kime aşık olduklarını hatırlayamayanlar, göğün üçüncü katına çıkıp, zühre yıldızının elindeki aşk aynasına bakarlarmış. Baktıklarında gördükleri yüz, aşık oldukları kişinin yüzü olurmuş. Derler ki ,bazıları sadece zifiri karanlık görürmüş aynada. Böylelerinin hafızalarından şüphe etmeleri yersizmiş. Çünkü tekleyen hafızaları değil, yürekleriymiş.