insan bir bukalemundur; doğasının yasası gereği, bulunduğu yerin rengini alır. çevresindeki etkiler onun tercihlerini, kaçındığı şeyleri, politikasını, beğenilerini, ahlakını, dinini yaratır. bunların hiçbirini kendisi için yaratmaz. öyle yaptığını zanneder fakat bunun sebebi meseleyi etraflıca incelememiş olmasıdır.
basit gerçeği kabul et: birkaç günlüğüne buradasın ve gideceksin. bu birkaç gün ikiyüzlülükle, korkuyla harcanmak için değil. bu günler kutlanmak için. kimse geleceği bilmiyor. cennet, cehennem, tanrı birer teori. elinde olan tek şey hayatın. olabildiğince zengin yaşa onu.
Yakınlık temel bir ihtiyaç; herkes onun özlemini çekiyor. Bir taraftan karşındaki insanın sana yakın olmasını, savunmaları bırakmasını, kırılganlığını ve yaralarını göstermesini, maskelerini ve sahte kimliğini bırakıp çıplak kalmasını istiyorsun. Öbür taraftan da yakınlıktan korkuyorsun; yakın olmak istiyorsun ama kendi savunmalarını bırakmıyorsun. Dostlar, sevgililer arasındaki çelişkilerden biri bu: Kimse savunmayı bırakıp çıplak ve
içten olmak istemiyor ama herkes yakınlık istiyor.