jps

jps
@jpss
okurken altını çizdiklerimi paylaşıyorum
10 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
gün boyunca yaptıklarımı ve düşündüklerimi aklımdan geçiririm. geviş getirircesine sorarım kendime, bir inek gibi sabırla: bugün nasıl yendin on kez kendini? neydi yüreğine iyi gelen on barışman, on hakikatin ve on kahkahan?
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
insan bir bukalemundur; doğasının yasası gereği, bulunduğu yerin rengini alır. çevresindeki etkiler onun tercihlerini, kaçındığı şeyleri, politikasını, be­ğenilerini, ahlakını, dinini yaratır. bunların hiçbirini kendisi için yaratmaz. öyle yaptığını zanneder fakat bunun sebebi meseleyi etraflıca incelememiş olmasıdır.
basit gerçeği kabul et: birkaç günlüğüne buradasın ve gideceksin. bu birkaç gün ikiyüzlülükle, korkuyla harcanmak için değil. bu günler kutlanmak için. kimse geleceği bilmiyor. cennet, cehennem, tanrı birer teori. elinde olan tek şey hayatın. olabildiğince zengin yaşa onu.
Yakınlık temel bir ihtiyaç; herkes onun özlemini çekiyor. Bir taraftan karşındaki insanın sana yakın olmasını, savunmaları bırakmasını, kırılganlığını ve yaralarını göstermesini, maskelerini ve sahte kimliğini bırakıp çıplak kalmasını istiyorsun. Öbür taraftan da yakınlıktan korkuyorsun; yakın olmak istiyorsun ama kendi savunmalarını bırakmıyorsun. Dostlar, sevgililer arasındaki çelişkilerden biri bu: Kimse savunmayı bırakıp çıplak ve içten olmak istemiyor ama herkes yakınlık istiyor.
her çağ kendi ışığını ve gölgesini, kayıtsızlığını ve çabasını, doğrusunu ve yanlışını, sistemlerini, yeni fikirlerini ve yeni yanılsamalarını beraberinde getiriyordu; her biri baharın yeşiliyle coşuyor, zamanla sararıyor, sonra yine gençleşiyor, tekrar yeşeriyordu. yaşam böyle, bir takvim düzeniyle geçip giderken tarih ve uygarlık gelişiyordu; başta çıplak ve silahsız olan insan, yaşamın gereklerini yerine getirdiği ve yalnızlığını unutmaya çalıştığı o esrarengiz işi yaparken kendisine giysi ve silah yaptı, kulübeleri ve sarayları, köyleri ve yüz kapılı Teb şehrini inşa etti, araştırıp inceleyen bilimi ve insanın ruhunu yücelten sanatı yarattı, kendini hatip, makine ustası, filozof yaptı, dünyayı bir uçtan diğer uca dolaştı, toprağın içine girdi, bulutların üzerine çıktı. nihayet gözlerimin önünden yaşadığımız çağ ve sonra da gelecek çağlar geçip gitti. yaşadığımız çağ, yaklaşırken çevik, hünerli, canlı, mağrur, biraz gereksiz sözlerle dolu, gözü pek ve bilgiliydi; fakat sonu diğer çağlar kadar sefil oldu. yaşadığımız çağ da, diğerleri de aynı hız ve tekdüzelikle geçip gitti.