J͆αɳ

.. insan kendi başına gelen talihsizliklerin benzersiz olduğunu sanabilirdi ama gerçek dehşet bu deneyimlerin evrenselliğiydi.
Reklam
Puan vermedi·173 syf.·
2019 119. kitabı
Kitap ilk başladığınızda biraz daha ağır ilerliyor ama birkaç bölüm okuyup hangi karakter kimdi, meselesi neydi bunu oturttuğunuz zaman orda kopuyor işte. Zeynep Kaçar 3 nesil kadının hikayesini ilmek ilmek işleyip müthiş bir eser çıkartmış ortaya. Hiç tahmin edemeyeceğim, bazı yerlerde insanın içini cız ettiren baya orjinal bir kurgusu var. İyi bir kitap demişlerdi ama şahsen çok iyi bir kitap demeyi tercih ediyorum. Tavsiye edilir.
KabukZeynep Kaçar · Sel Yayıncılık · 20181,644 okunma
Her çocuk emin olmalı annesinin sevgisinden. Bir tek bu bile yeter insana ömür boyu ayakta durabilmek için.
Sevemiyorum insanları. Huylarına gitmeyi, laklaklarını dinlemeyi, aman da pek içten olmalarını, sır vermelerini, ağız aramalarını,hislerini uluorta döküp saçıp etrafa, sonra üstlerine basınca seni kabahatli bulmalarını,bir latife yapsam anlamayıp bön bön yüzüme bakmalarını, arkamdan ağızlarının suyunu akıta akıta dedikodumu yapmalarını,en hakikatli, en dürüst,en ahlaklı,en iyi kalpli hep kendileri olmalarını ama bunu da böyle laf arasında sanki söylemiyormuş gibi yaparken utangaç mahcup çekingen söyleyivermelerini , sanki tek tuhaf benmişim gibi öyle olmadıklarını söylediğimde yüzüme hayretle bakmalarını,ağzımdan arada bir küfür kaçıyor diye edepsiz bellemelerini, sıkıldığımı söyleyince aman aman pek incinmelerine, inceliklerini, arkasından konuşuyormuş gibi yapıp en yakınlarının gözlerini kırpmadan çekiştirmelerini, aldatmıyor olmuş gibi yapıp bacak aralamalarını, bilmiyormuş gibi yapıp laf çarpmalarını, kırılmamış gibi yapıp kin gütmelerini,hep ben ,hep ben demiyormuş gibi yapıp dünyayı etraflarında döndürmelerini, her boku bildiğini sanıp cahilliklerini, "aslında", "bana soracak olursan", "sahi ben geçen gün ne oldu", "o var ya o" diye başlayan bir türlü bitmek bilmeyen cümlelerini, gülerken gözlerini kaçırmalarını,ben sıkarken sıkmamalarını, öperken öpmemelerini, sarılırken sarılmamalarını, tüm insanca sandıkları iğrençliklerini, hepsini, her şeylerini unutmak ve bir gül yapıp kumaştan boyaya batıra batıra duvarları güllerle kaplamak istiyorum.