Bunu söyleyeceğim hiç aklıma gelmezdi ama, okuduğum en iyi kitap..
Paul Auster kitaplarından sonra hiçbir kitabı beğenmeyip neredeyse elime aldığım her 5 kitaptan 4'ünü yarım bırakan biri olarak artık tam ümidi kesmişken; böyle bir edebiyat, yaratıcılık ve kurgu şovuna tanık olmanın şaşkınlığını yaşıyorum.
Genelde kitapların veya filmlerin bir pik noktası olur, sanki o sahne ya da o sayfa/bölüm için tüm kitap yazılmış, tüm olaylar o sahnenin etrafına yerleştirilmiştir gibi gelir ya... Büyücü'de her sayfa ayrı bir sahne; her diyalog, jest, mimik üstüne muazzam kafa yorulmuş... Üstünde bu kadar not aldığım bir başka kitap olmamıştı. Ayakta alkışlıyorum