Sezer Abdurrahman

Geçmiş Hayaller
O zaman hayallerim pek iç karartıcıydı, gerçi ondan önce de daha iyi sayılmazdı, ama yaşamak sanki daha bir kolay ve huzurluydu; başıma üşüşen o kara dumanlar yoktu, o vicdan azapları, gece gündüz yakanı bırakmayan o karanlık, kasvetli pişmanlıklar yoktu. Tabii o zaman soruyorsun kendine: Nerede şimdi o hayallerin? Kafanı iki yana sallayıp, "Yıllar nasıl da uçup gidiyor!" diyorsun. Yine soruyorsun: Nasıl geçirdin o yıllarını? En güzel zamanlarını nereye gömdün? O yılları yaşadın mı yaşamadın mı? Bak dostum, diyorsun kendine, bak artık toprak soğumaya başladı. Birkaç yıl daha geçecek ve sonra koltuk değneklerine dayanmış titreyen ihtiyarlık, ondan sonraysa sefalet ve terk edilmişlik gelecek. O düşler dünyası beyazla örtülecek, donacak, hayallerin solacak ve sararmış yapraklar gibi düşüp gidecek... Ah Nastyenka! Yalnız kalmak, tamamen tek başına kalmak ve hayıflanacak bir şey bile bulamamak ne kadar boğucu... hiçbir şeye benzemez, hiçbir şeye... Çünkü elinden kayıp gidenler, bütün o yitirdiklerin aslında bir hiçlikten ibaret, saçma, yusyuvarlak bir sıfır, yalnızca ve yalnızca kafandaki hayaller!
Sayfa 29 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Var olmamış şeylerin yıldönümleri
Giderek ne hale geldim biliyor musunuz Nastyenka? Biliyor musunuz, sonunda duygularımın yıldönümlerini, eskiden bana hoş gelen, ama aslında hiç var olmamış şeylerin yıldönümlerini kutlamaya mecbur oldum -yıldönümü kutlaması da hep aynı saçma ve anlamsız hayallerle yapılıyordu tabii,- bunu da o saçma hayaller artık var olmadığından, onları yaşatacak bir şey de kalmadığından yapıyordum: Malum, hayallerin de yaşatılması gerekir! Biliyor musunuz, bir zamanlar tek başıma mutlu olabildiğim yerleri anımsamaktan, oraları zaman zaman ziyaret etmekten çok hoşlanırım; bir daha geri gelmeyecek geçmişi aynı şekilde bugün de kurmayı pek severim ve bir silüet gibi, işsiz ve hedefsiz, sıkıntı ve üzüntüyle Petersburg sokaklarında, caddelerinde dolanırım. Ama ne anılar! Mesela anımsıyorum da bundan tam bir yıl önce, tam bu zamanda ve tam bu saatte, bu kaldırımda aynı şimdiki gibi yalnız ve sıkıntıyla dolanıyordum!
Sayfa 28 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
- Dinleyin, dinleyin! -diye sözünü kestim.- Eğer yine söylediklerim öyle anlaşılacaksa affedin... Ama şöyle bir şey var: Yarın buraya gelmeden duramam. Ben bir hayalperestim; gerçek yaşamla bağım o denli az ki, bunun gibi, şimdiki gibi çok nadide saydığım anları düşlerimde yine yaşamadan edemem. Bütün akşam sizi düşleyeceğim, bütün hafta, bütün yıl. Yarın kesinlikle buraya geleceğim, tam buraya, bu noktaya, tam bu saatte geleceğim ve yaşadıklarımızı anımsayarak mutlu olacağım. Artık burası benim gözbebeğim. Petersburg'da böyle iki üç yerim daha var. Hatta bir keresinde ben de sizin gibi anılara boğulup hüngür hüngür ağlamıştım... Kim bilir, belki de on dakika önce siz de anılarınıza ağlıyordunuz... Ama affedin yine kaptırdım kendimi; belki de özellikle mutlu olduğunuz zamanlarda buraya geliyorsunuzdur.
Sayfa 13 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Gerçekten de ne gidecek bir yazlığım vardı, ne de gitmek için bir nedenim. Herhangi bir arabayla, araba tutmuş herhangi bir eli yüzü düzgün beyefendiyle gitmeye hazırdım, ama tek, gerçekten tek kişi bile beni davet etmemişti; beni basbayağı unutmuşlardı, onlar için düpedüz ve en hakikisinden bir yabancıydım!
Sayfa 7 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Bir gün, geçen hafta, yine o yoldan geçerken dostlarıma baktım ve birden acı bir haykırış duydum: "Beni sarıya boyuyorlar!" Şeytanlar! Barbarlar! Hiçbir şey ellerin- den kurtulamamıştı: ne sütunlar, ne saçaklar; kanarya gibi sapsarı olmuştu dostum! Sırf bu olay nedeniyle sarıdan hiç hoşlanmam, zaten o günden beri de Sarı İmparatorluk'un rengine boyanarak güzelliğinden edilmiş o zavallı dostumu görmeye içim el vermedi.
Sayfa 5 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat