Antik Filistinliler ve Fenikelilerin ikisi de deniz halklarıydı. Filistinliler Batı'dan gelmişti; Fenikelilerin yüzü Batı'ya dönüktü. Antik Filistinli işgalcileri tutan ve nihayetinde yenen Antik İsrailliler, çöl ve bayır halkıydı. Helen ve Roma kültürü sahil şeritleri boyunca gelişti ve iç kısımlarda ise canlılığını yitirdi. Antakya büyük bir Helen metropolüydü ve deniz kenti Berytus (günümüz Beyrut'u) önemli bir Roma hukuku okuluna ev sahipliği yapıyordu. Romalıların kurduğu üniversite de Beyrut'taydı. Makkabilerin kontrol ettiği Yahudiye de olduğu gibi, iç bölgelerin eski kültürü, yayılımcı Helen etkisinin karşısında nadiren durur ve arada sırada karşı çıkardı. Arap işgalleri Doğu'nun hegemonyasını tazeledi ve kısa süreliğine Şam'ı emperyal bir gücün başkenti haline bile getirdi. Haçlı ordusu, Antakya'dan Gazze'ye güneye doğru yürümeye başladığında, Levant sahil şeridini Avrupa'ya geri kazandırdı fakat iç bölgelere nüfuz edemedi. Halep ve Şam'a hiçbir zaman girmediler ve esas hedefleri olan Kudüs'ü sadece kısa bir süreliğine tutabildiler. Günümüzde, ikisi arasındaki fark açık ve nettir; Beyrut ve Şam arasında olduğu gibi ya da çok daha vahim bir biçimde, Tel Aviv ile Amman arasındaki fark gibi.