Dün gece ağladım. Ağladım çünkü kadın olma sürecim çok sancılıydı. Ağladım çünkü artık bir çocuğun körlenmesine inancına sahip bir çocuk değildim. Ağiadım çünkü gözlerim açıldı, gerçeği gördü - Henry'nin bencilliğini, June'un iktidar aşkını, başkalarını dert etmek zorunda olan, bir türlü kendi kendine yetemeyen, doymak bilmez yaratıcılığımı. Ağladım çünkü inanmaya, güvenmeye bayıldığım halde artık inanamaz, güvenemez oldum. Ancak hâlâ, inanmadan da büyük bir tutkuyla sevebilirim. Bu, bir insan gibi sevebildiğim anlamına geliyor. Ağladım çünkü acımı kaybettim, yokluğuna henüz alışamadım.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ah, üçümüz ne muhteşem bir oyun oynuyoruz. İblis kim? Yalancı kim? İnsan kim? En zekimiz kim? En güçlümüz? En çok kim seviyor? Biz üç hudutsuz egoyuz ve iktidar için mi çarpışıyoruz, yoksa aşk için mi? Yoksa bu ikisi birbirine mi karıştı?
Yazar için, Aldous Huxley'in Ses Sese Karşı'daki tanımıyla, "ruhsal prota plazma denizi; her yöne akabilen, yoluna çıkan her nesneyi yutabilen, her kovuğa sızabilen, her kalıba dolabilen" yazar için birlik, teklik olanaksızsa, en azından dürüstlük ya da kendi samimiyetsizlikleri, riyakârlıkları konusunda samimi olmak mümkün. Allendy'nin dediği gibi, zihnimin kurgusal olarak ürettiğini gerçek duygularla zenginleştirdiğim ve kendimi, gayet iyi niyetle, kendi uydurduklarıma kaptırdığım doğru. Bana samimiyetsizlerin, yalancıların "le plus sympathique''i* diyor.
Çılgın bir rüya olduğunu söyledim - ama gerçekleştirmek istediğim rüya, bu. Yaşamla edebiyat birleşmiş; aşk, dinamo; sen, o bukalemun ruhunla bana binlerce aşk veren, her türlü firtınada demir atmamı, bulunduğumuz yere yuva dememi sağlayan sen.
Gümbür gümbür müzik dinlemek, yeni yüzler görmek, başka bedenlere sürtünmek, yakıcı Benedictine içmek istiyorum. Güzel kadınlarla erkekler içimde ateşli arzular uyandırıyor. Dans etmek istiyorum. Uyuşturucu kullanmak istiyorum. Sapkın insanlarla tanışmak, onlarla içlidışlı olmak istiyorum. Saf, temiz yüzlere dönüp bakmıyorum. Yaşamı ısırmak, onun tarafindan parçalanmak istiyorum. Henry bana bunların hepsini veremiyor. Bana âşık olmasını sağladım. Lanet olsun onun aşkına.