''Bu serserinin sana söylediklerini duy da yine de karşısında dur, yakışır mı hiç? Her zaman böyle konuşmak âdeti olduğu için sana dokunmuyor galiba. Onun alçaklıklarına alışmışsın, buna zamanla benim de alışıp onu hoş göreceğimi sanıyorsun anlaşılan!''
Benim sarayımı yıkıp yerle bir ettikten sonra şimdi de onun yerine bir baraka kurmaya ve bunu, bana bir yuva diye vererek iç rahatlığıyla bu el açıklığına hayran olmaya kalkma.
Şunu bil ki, hayatımı cehenneme çevirdin, anlıyor musun, cehenneme! Bunu 𝑏𝑖𝑙𝑖𝑦𝑜𝑟𝑢𝑚. Bunu anlamadığımı sanıp seviniyorsan budalasın derim. Yok, tatlı sözlerle avunacağımı sanıyorsan o zaman da alıksın derim.