"Aslan nasıl aşık olduysa kuzuya, bunun bilinmezliğiyle çaresizce geçiriyormuş günlerini ormanın bir köşesinde. Bunalıma girmiş bir aslan hayal edin. Koşsa koşamaz, ava çıksa çıkamaz. Bu zamana kadar yüzlerce hayvanı avlamış aslan ayağa kalkamaz haldeymiş şimdi. Çünkü bu sefer avlanan aslanın ta kendisiymiş.
Bir kuzu tarafından avlanan kalbi yaralıymış adeta. Aşk acısı öyle zor geliyormuş ki aslana, 'Keşke,' demiş aslan, 'Keşke öldürseydi bu kuzu beni, kendine aşık etmek yerine...' Aşk buymuş ormanlar kralının gözünde. Acı çekmek, ölümü tercih etmekmiş.