Dua, kevserlerin en tatlısıdır. Gözyaşlarından ve ilahi rahmetten yapılmadır. Sevdalar onun başında söyleşir, garipler onun kenarında dinlenir, yalnız yürekler onu içtikçe ferahlanırlar.
Sırtımızda sanki ağır bir yükle dünyaya geliyoruz. Sanki adımlarımızı köstekleyen bir zincir var. Yolumuzun üstünde birbiri ardı sıra sıralanan hedeflere doğru içimizden itilirken belirsiz şüphelerimiz, korkularımız da var. İşte bu sırtımızdaki yük ayaklarımızdaki zincir, bu şüphelerle korkular, bizi dünyada karşılayan yaşamak korkusudur.
Aşk ayrılığının bir azap olduğunu söylüyor, sonra da azabın "a-z-b" kökünden türediğini, bunun da "lezzet" demek olduğunu söylüyordu. Demek ki aşkın azabında bir lezzet vardı dertleri zevk edinmeyince aşkın tadı çıkmıyordu.