Dikkat ediniz, efendim çünkü elinizde insan hayatını tüm yönleriyle açığa çıkaran ve sizi, sizsiz, siz gibi aslında sizden de daha iyi anlatan kitabı tutuyorsunuz!
Bu kitabın doğruluğu basitliğindedir, bu kitabın etkileyiciliği apaçık gerçeklerindedir, bu kitabın büyüsü hayatın içindedir.
''Felsefe başkası için yapılmaz'' diyordu Sevgili Montaigne. O yüzden kitap büyük bir dürüstlükle kendine yönelen kaygısız bir adam tarafından yazılmıştır. Bu kitap eksiğini, fazlasını anlatır gibi anlatan; yanlışını, doğrusunu kabul eder gibi eden; karanlığını, aydınlığını cümlelerine yansıttığı gibi yansıtan biri tarafından yazılmıştır.
Bu kitabın belli bir konusu yoktur. Bu kitap tek bir alana indirgenemez. Bu kitap hayatın kendisidir. İnsan için en baş rehberlerdendir. Bunun sebebi ağdalı cümleler, laf kalabalıkları, pahalı söz sanatları değildir; aksine yaşamının her yanını doğrudan, takdir edilesi bir bilinç akışıyla anlatan bir insanda kendimizden bir şeyler bulamamanın imkansızlığıdır, olanaksızlığıdır.
Hepimiz -insanlık olarak- birbirine benzer varoluşsal dertlerden muzdarip durumdayız. Hastalığımız aynı, ilacımız niye farklı olsun? Hepimiz çaresiz, bitkin ve umutsuzuz. Hastalığımız, kusurumuz içimizde. İlacımız da felsefe.