Şimdi ben anlamadım 🤔
Evlenene kadar çiftler nasıl birbiriyle Paulo Coelho hakkında hiç konuşmamış olabilir? Bu distopik soru insana varoluşunu sorgulatıyor. Yedinci Gün Serisi'ni okumamış kişilere vatandaşlık bile verilmemeli...
Sevecen ebeveynlerin çocuklarına karşı olan tutumlarına bakacak olursak bunların uzun zaman önce terk etmiş oldukları kendi narsisizmlerinin bir uyanışı ve yeniden üretimi olduğunu teşhis etmek zorunda kalırız.
Yani oluşumunu sağladığı canlıya, ortaya koyduğu bir ürün gibi yaklaşıyor ve bu canlıya duyduğu sevginin her zerresinde kendisine duyduğu hayranlık tezahür ediyor, diyebilir miyiz bu "sevecen" anne-babalar için? Yoksa Freud, başka bir şey mi demek istemiş?
Ted Dekker'ın "Ten" adlı kitabını ya da Elizabeth Kostova'nın "Tarihçi"sini okumayı deneyebilirsin. İkisinin de konusu birbirinden çok farklı. Tek ortak noktaları seni şaşırtacak ve sende iz bırakacak kalın romanlar olması. Beğeneceğine garanti veremem belki ama seni en azından bir yönden çok etkileyeceklerdir.
"Yaşam bir şenlik gibidir. Bazıları şenliğe zafer ve ödül kazanmak için katılırlar. Diğerleri iş yapmak amacıyla gelmiş hırslı ve açgözlülerdir. Bir başkası ise izleyicilerdir. Bunlar gerçeğin peşindedirler. En iyileri ise izleyicilerdir."
"Hayatımız ,der Pythagoras, Olimpiyat oyunlarında biriken büyük kalabalığa benzer: Kimileri oyunlarda ün kazanmak için bedenlerini işletirler; kimileri para kazanmak için satılık mallar getirirler; kimileri de ,en kötüleri değildir onlar, başka çıkar düşünmeden her şeyin niçin, nasıl yapıldığına bakar, kendi hayatlarını anlamak ve düzenlemek için başkalarının hayatlarını seyrederler." (Montaigne'nin "İyilerin En İyisi" adlı denemesinde olimpiyat metaforu üzerinden Pisagor'a atıfta bulunduğu kısım.)