Zorbaca yasaklar, çocukta bir tutkuyu büyüklerde olduğundan daha da fazla biler; çocukların yalnız yasak şeyi düşünmek gibi bir üstünlükleri vardır, bu şey onlar için dayanılmaz bir çekicilik kazanır.
Savaşların bitmek bilmediği, her geçen gün bir yenisinin daha tarih kitaplarına eklendiği bir gerçekliğin var olduğu bir dünyada yaşamaktayız. Milyonlarca insanın öldüğü savaşların üzerine birçok romanların, tarih kitaplarının yazıldığı, filmlerin, belgesellerin çekildiği bir dünya. Barışın, mutluluğun, huzurun hayallerinin kurulduğu ama savaş haberi duymaya alışmış kulakların varlığını bilmenin acı verdiği bir dünya bu. Savaşlar birçok kitabın konusu olmuş ve olmaya devam edecektir. Sanat eserleri bazen iki hısım aile arasında kalmış iki aşığın ölümle biten ve birbirlerine kavuşmak için verdikleri savaşı konu alabilirken , bazen bir karakterin yaşam mücadelesinde hayatta kalmak için verdiği bir savaşı, bazen Suç ve Ceza romanındaki Raskolnikov’un vicdanı ile verdiği savaşı, bazen de gerçekten tarihte yaşanmış bir savaşın etkisine maruz kalmış insanların hayatını konu edinebilir. Sonu güzel ve mutlu biten filmleri ve kitapları seven insanların fazla olduğu değerlendirmesinde bulunarak sonu açık uçlu bir hikaye olan Üçüncü Güvercinin Hikayesi adlı bölüm kitapta en çok ilgimi çeken bölüm olduğundan sadece 80 sayfadan oluşan kitabın analizini kısa tutacağım ve bu hikayeden yola çıkarak anlatacağım. Yazar bu bölümde Tevrat’ ta Nuh Peygamberin haber getirmesi için yolladığı iki güvercinin anlatılmasının dışında üçüncü bir güvercinden bahseder. Üçüncü Güvercin gemiden ayrıldıktan sonra bir daha geri dönmemiş çünkü ona verilen görevi dünyayı fark edince unutmuş. Dünyanın bilinmeyen yerlerinde insanlardan uzak yaşayan güvercin ara sıra insanların varlıklarını hissedecek sesler gürültüler duysa da yaşamına devam ederken öyle bir gün gelmiş ki insanların birbirlerini öldürmelerine, göklerde uçan makinelere ve savaş, kargaşa saçan araçların varlığına şahit olan güvercin barışı