Paranın değerinin gaz gibi uçucu olduğu bugünlerde, antikacılığın artık nasıl yapıldığını muhtemelen benden daha iyi biliyorsunuz. Yeni zenginler aniden Gotik Madonna'ları, eski baskı ürünlerini, eski gravür ve resimleri ne kadar sevdiklerini hatırladılar...
Otur, arabacı, çal çıngırağımı, kanatlanıp uçun atlar, götürün beni bu dünyadan! Uzaklara, çok uzaklara, hiçbir şeyin, hiçbir şeyin görünmediği yerlere.
Ne zaman cebim üç kuruş görse tiyatroya gitmeden duramıyorum. Oysa şu bizim memur biraderlerin için de öyle domuzlar var ki öldürsen tiyatroya gitmez, bedava bilet versen de fayda etmez.