Anılar...
İçimde yaradır.
Ya kabuk bağlamış, istiflenmiş,
ya da tımar edilmeyi bekleyen;
ve her güne yenilerini ekleyen bir döngünün,
ya da fütursuzca edilen bir sövgünün,
yarım kalmış kararların ardında
hesapsız bir zarar.
Kapağı kapatılamamış,
kara kabuklu bir defterde
yarım kalmış bir muhasebe.
Ve her seferinde,
bakılmaksızın sebebe...
Müsebbibi olunmamış nedenin,
ve sebepsiz bir neferin;
içindeki kine mi söyle,
kime yarar?
Bir sigara içimi...
Bu şekilsiz biçimi...
Hiç mi yok gerçekten
bir işareti, bir imi?
İnsan bu, bildiğin...
Yaralar mı kendini
bu kadar?
Bardağı taşıran son damla gibi;
dokunsan acır,
dipsiz bir sızı.
Her gün beslesen de
içindeki bu arsızı.
Her hâlükârda