Puan vermedi·88 syf.··
2026 37. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:55
Aziz Bey Hadisesi | Ayfer Tunç “Ve anladı ki hayatı tümüyle bir yanılgıymış.” Ayfer Tunç, bu kısa ama etkisi uzun süren eserinde bir ömrü birkaç sayfaya sığdırmayı başarıyor. Gururun, yanlış seçimlerin, pişmanlıkların ve geç kalmış farkındalıkların insan hayatını nasıl şekillendirebildiğini Aziz Bey üzerinden etkileyici bir şekilde anlatıyor. Ömrü yanılgılarla geçen, sürekli yanlış kararlar veren ve her seferinde burnunun dikine gitmeyi seçen Aziz Bey, hikâyenin başlarında beni üzmüş olsa da sayfalar ilerledikçe ona acımaktan vazgeçtim. Çünkü yaşadığı birçok kırgınlığın ve yalnızlığın ardında, kendi tercihleri ve inatla sürdürdüğü hataları vardı. Gençlik yıllarında büyük bir aşkla peşinden gittiği kadın için ülkesini ve ailesini terk eder; ancak ne beklediği karşılığı bulabilir ne de geri döndüğünde bıraktığı hayatı yerinde bulur. Ailesinden geriye kalan tek şey tamburudur. Bir süre dilini bile bilmediği Beyrut'ta meyhanelerde tambur çalarak yaşamını sürdürür. Fakat yaşadığı onca hayal kırıklığına rağmen hiçbir zaman kendisiyle gerçek anlamda yüzleşmez ve her defasında aynı hataları tekrarlamaya devam eder. Özellikle evliliği boyunca eşi Vuslat'ı görmezden gelişi, ona hak ettiği sevgiyi ve değeri veremeyişi beni en çok sinirlendiren noktalardan biri oldu. Babasına benzemeye başladığını fark ettiği an değişeceğini düşünsem de yine gururu ve egosu ağır basıyor. Ancak iş işten geçtikten sonra gelen pişmanlık, yıllarca görmezden geldiği gerçekleri yüzüne vuruyor. Kısa olmasına rağmen derin bir etki bırakan bu hikâye, bazen insanın en büyük düşmanının kaderi değil, kendi seçimleri olduğunu hatırlatıyor.
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,7bin okunma
9/10
·556 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
"Biliyor musun nefesine kurban olduğum, bakarsan uzaktayım, düşünürsen aklındayım, içini çekersen içindeyim, hissedersen kalbimdeyim... Ararsan kalbindeyim, kalbimdesin ve özlüyorsan özlendiğini bil,hep seninleyim." Herkese Merhaba Kalemini çok sevdiğim yazarın "Şans Serisi " üçüncü ve son kitabıyla sizlerleyim. Gerçek hikayeden yola çıkılarak kaleme alinmis olan kitabın türü roman olsa da aslında herkesin okuması gereken bir rehberdir. Evlilikle nelerin olması, nelerin evliliğe zarar verdigine Badem ve Cihangir'in diyalogları sayende anlatıyor . İletişimin bağları nasıl güçlendirdiğini , kişisel sınırlara saygıyı öyle güzel anlatmış ki kesinlikle herkese tavsiye ederim. Badem, doğum sırasında annesini kaybetmiştir. Babası ise sorumsuzun tekidir. Dünya yansa umrunda degildir. Ablası ile hayata tutunur . 7 yaşındayken babası evlenir ve üvey anne gelir. Anne sıfatını dünyada kim hak etmiyor derseniz size Çivaz derim. Fiziksel ve sözel şiddetle yıllar geçer . Ablasının evlenmesiyle Badem onlarin yanında yaşamaya başlar . Büyüdükçe üvey annesinin kardeşinin tacizlerine maruz kalır . Yüzbaşı Cihangir Soykan Askeri duruşu , disiplini ve güzel ahlakıyla sevilen biridir. Annesi evlilik zamanının geldiğini söylese de bulduğu hiçbir adayı merak etmez . Kadere olan inancı ona hayırlısını getireceğini düşünür . Çarşıda gezerken bulduğu bir cüzdanla Kader ilk ilmeğini atar. Cüzdandaki fotoğrafa bakınca gözlerindeki hüznü hisseder. Aradan geçen zamanda tekrar görse de gidip konuşmaz çünkü ne onun ahlakı toplum içinde yalnız bir kadının yanına gitmeye uygundur ne de yaşadıkları şehir . Oğlunu evlendirmek isteyen Feride Hanım ile Badem'in teyzesi birbirini tanımayan ikilinin yerine adım atar. Cihangir'in telefonundan Badem'e bir mesaj gider. Badem evlilik istemediğini net
Kör MenzilMüjde Aklanoğlu · Hasrem Yayınları · 20262 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·202 syf.··
2026 10. kitabı
✯ 𝐒𝐞𝐧𝐝𝐫𝐨𝐦𝐬𝐮𝐳 𝐛𝐢𝐫 𝐒𝐚𝐥ı 𝐠𝐮̈𝐧𝐮̈𝐧𝐝𝐞𝐧 𝐡𝐞𝐫𝐤𝐞𝐬𝐞 𝐬𝐞𝐥𝐚𝐦𝐦𝐦 ✯ Bugün size @ritimsanat.yayinlari ‘ndan çıkan @human.books_ ‘un şahane kaleminden #yuşa kitabının yorumu ile geldim... #kitapözeti Evren, dünyamız, galaksiler ve onca yaşam hepsi bir düzen içerisinde ahenk ile dans ediyorlar. Yaratıcının yazdığı kader çizgisinde kendi amaçlarını yaşıyorlar. Herkesin bir amacı var ve Yuşa’nın amacı ailesi ile mutlu bir yaşam sürmekti. Yuşa’nın dünya hayatında isteyebileceği her şey yanındaydı. Ancak bir gün İstanbul’da uzun zamandır beklenen büyük deprem gerçekleştiğinde gerçeklerin ve amacının ne olduğunu aslında bilmediğini öğrendi. Daha büyük bir amacın bir parçası olduğunu, hiçbir zaman bilemezdi. Gerçekleri bulabilmek için bir yolculuğa çıktı. Peki bu yolculukta Yuşa’yı neler bekliyordu? #kitaphakkındadüşüncelerim Fantastik bilim kurgu sever misiniz? İşte bu kitap tam sizlik. İlk sayfalarda acıklı çocukluk hikayesi olan birinin hayatını okuyacağım sanmıştım ama yanılmışım. Sayfalar ilerledikçe okuyucuyu ters köşe yapan bir konusu var kitabın,tabiki bunu anlatacağımı düşünmüyorsunuz değil mi? Hepsi ve daha fazlası için Yuşa’yı okuyun der şiddetle tavsiye ederim. Birde seri seven okur dostlarım Yuşa seri olacakmış bilginiz olsun. Şimdiden herkese keyifli okumalar pişman olmayacaksınız emin olun Semra sözü... Kaleminiz daim okurunuz bol olsun sevgili @human.books_ ...
YuşaEyüp Savaş · Ritim Sanat Yayınları · 202220 okunma
10/10
·522 syf.··
Beğendi
·
2026 148. kitabı
Merhabalar Bugün sizlere Cesaret serisinin ikinci kitabı olan Strateji ile geldim. Bu Dağlı kardeşleri okumak çok iyi geldi bana her yönden değerlendiriyorsunuz kitabı kötü neden kötü oldu, duygusuz neden duygusuz hepsinin bir alt yapısı var... "İmkansız diye bir şey yok Ateş . Ne diyor Yaradan; 'Biz her insanı kendi çabasına bağlı kıldık.' Herkes cesareti kadar adım atar , yüreği kadar çabalar , bahanesi kadar kaçar. " Ateş Dağlı babası öldüğü abisinin ağır yaralandığı hain saldırıdan sonra intikam ateşiyle yanıp tutuşur. Planlar kuran Ateş ve Dağlı kardeşleri işe koyulur. Olan çok uzun ve meşakkatli. Ama daha en başından kaderinde onlar için bir planı vardır. Ateş aslında Mit ajanı olan Nam-ı diğer The Reaper katıldığı tüm görevlerinde duygudan uzak iş odaklı ve stratejik planlarıyla ön planda olan bir ajandı. Bence bu adamla düşman olmayın kini çok başka gerçekten. Neyse intikam için Hedef belli Duman Ayazoglu'nun kızı ayrıca Antonio'nun istediği kız. Duru Su Ayvazoğlu Nam-ı Diğer bizim kızıl... Babasının kirli işlerinden uzakta Melek annesi ve abisi olarak Gördüğü Mehmet ile yaşar. Herşeyden herkesten uzak olsada oldukça bilgili ve kültürlü bir kızdır. Herkes tüm gayretiyle Duru Su'yu saklarken kalleş Antonio onu bulur. Tabi Ateş boş dururmu asla sadece intikam alacağını sandığı kızı bir şekilde kurtarır alır uzun soluklu bir kaçma kovalamadan sonra Türkiyeye dönerler. Aslında ikiside yabancısı oldukları duyguları içlerinde barındırırlar. Ateş sadece intikam isterken çok farklı duygulara yelken açmıştı bile. Ama inkar etmek bazen en kolayıdır. Herkesten kendinden bile korumak isterken Duru'yu en çok o yaralar. Ah birde Lizza var sana ne desem az gerçekten. İşte kötü herzaman kötüdür ve bir tanımı olmaz. Serinin devam kitabına giderken onları size emanet
StratejiMüjde Aklanoğlu · Hasrem Yayınları · 20258 okunma
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 100. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:59
Ember Hollow Ejderhaları serisinin üçüncü ve final kitabı olarak hikâyeyi kaldığı yerden devam ettiriyor ve serinin tüm önemli noktalarını bir araya getirerek okura veda ediyor. İkinci kitabın sonunda Hayden’ın kaçırılmasıyla yarım kalan olaylar burada doğrudan devam ediyor. Hayden gözlerini hiç tanımadığı bir yerde açarken, onu kaçıran kişinin sandığından çok daha tehlikeli ve sinsi biri olduğunu öğreniyor. Bu süreçte yalnızca fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da büyük bir sınav veriyor. Gerçek kimliğini öğrenmesi, sahip olduğu gücün farkına varması ve kaderiyle yüzleşmek zorunda kalması karakter gelişimi açısından kitabın en güçlü taraflarından biri olmuş. Kitap boyunca Hayden’ın yaşadıkları gerçekten üzücüydü. Eşlerinden uzak kalması, aralarındaki bağın zayıflaması ve bunun ona hem fiziksel hem de ruhsal olarak zarar vermesi, yaşadığı çaresizliği okura hissettiriyor. Diğer tarafta Knox, Cael, Maddox, Cillian ve Easton’ın Hayden’ı bulmak için verdiği mücadeleyi okumak da oldukça keyifliydi. Her ne kadar hepsi güçlü ejderhalar olsa da zaman zaman sahip oldukları güçlerin ve imkânların yeterince kullanılmadığını düşündüm. Bu nedenle bazı olaylar daha kolay çözülebilecekken uzatılmış hissi verdi. Serinin en merak edilen noktalarından biri olan Hayden’ın gerçek kimliği ve dönüşümü ise kitabın en tatmin edici bölümlerinden biriydi. Özellikle Hayden’ın sonunda kendi gücünü kabul etmesi, dönüşümünü gerçekleştirmesi ve hikâyenin sonlarına doğru daha güçlü bir karakter olarak karşımıza çıkması hoşuma gitti. İlk kitaplardan itibaren birçok kez kurtarılmayı bekleyen bir karakter gibi görünürken, bu kitapta kendi kaderini şekillendiren biri hâline gelmesi güzel bir gelişimdi. Romantizm tarafında ise seri yine kendi çizgisini koruyor. Eş bağı konusunun tamamlanması, tüm
Alevlerin ŞafağıTessa Hale · Nox Yayınları · 202645 okunma
9/10
·128 syf.··
2026 7. kitabı
Füsunkâr; hayatın bir anda değişebileceğini ve bazen tek bir olayın birçok insanın kaderini nasıl etkileyebileceğini anlatan, akıcı bir romandı. Roman, Umut’un Rıfat Bey ve Firuzan Hanım’ın hayatına girmesiyle başlıyor. Ailenin işitme engelli kızları Füsun’a destek olan Umut, zamanla onların en güvendiği insanlardan biri haline geliyor. Ancak yurtdışına yapılacak bir yolculuk sırasında yaşanan uçak kazası, tüm dengeleri altüst ediyor. Bu kazanın ardından karakterlerin hayatları bambaşka bir yöne savruluyor ve hikaye giderek daha da derinleşiyor. Kazadan sonra yaşananlar, verilen mücadeleler, kayıplar ve insanların hayata tutunma çabaları romanın temelini oluşturuyor. Umut’un karşılaştığı zorluklar, hakkında açılan davalar nedeniyle ülkesine dönememesi ve bu süreçte aldığı kararlar hikayeye farklı bir boyut kazandırıyor. Özellikle minnet duygusunun insan hayatındaki etkisini görmek oldukça düşündürücüydü. Romanın ilerleyen bölümlerinde Natali karakteri öne çıkıyor. Başlangıçta fedakarlık ve yardımseverlik üzerinden ilerleyen ilişkiler zamanla yerini farklı duygulara bırakıyor. Aidiyet, kıskançlık, sevgi, kırgınlık ve geçmişle hesaplaşma gibi temalar hikayenin merkezine yerleşiyor. Karakterlerin yaşadığı duygusal değişimler ve birbirleriyle olan ilişkileri romanın en güçlü yanlarından biri olmuş. Kitabın en sevdiğim taraflarından biri ise olayların sürekli hareket halinde olmasıydı. Hikaye durağanlaşmadan ilerliyor ve her bölümde karakterlerin hayatına dair yeni bir ayrıntı öğreniyorsunuz. Kısa olmasına rağmen içinde birçok olay ve duygu barındıran, merak unsurunu son sayfaya kadar koruyan bir roman olduğunu düşünüyorum. Aile bağları, fedakarlık , kader, insan ilişkileri ve geçmişin bugünü nasıl şekillendirdiği üzerine kurulu bu hikayeyi keyifle okudum. Özellikle
FüsunkârBahadır Karasulu · Librum Kitap · 20264 okunma