Deneyim ve muhakeme insana, aynı şartlar altında, aynı
karakterle daha önce yaptığı bir şeyin aynısını yapacağını
kaç kere göstermiş olursa olsun, insan aynı şekilde sonuçla-
nacak eyleme bininci kez aynı şartlar altında, aynı karakterle
girişirken, o eylemi deneyimlerken istediği gibi davranabile-
ceği konusunda kendini emin hisseder
Tarihçiler, tarihsel usa vurmanın elastikiyetini daha fazla
zorlamak imkansız hale geldiği zaman, yapılan eylemlerin
bütün insanların iyi ve hatta doğru dediği şeye karşıt olduğu açıkça ortaya çıktığı zaman büyüklük cankurtaranına
başvururlar. Büyüklük sanki iyi ve kötü ölçütünü dışarıda
bırakır. Büyük için kötü yoktur. Hiçbir facianın suçu büyüğe
yüklenemez.
Kendi kendine itiraf etmemesine rağmen, dünyanın
ıslahına, insanlığa, kendi yüreğine ve Tanrı'ya olan inancı
yıkılmıştı. Piyer bunu daha önce de hissetmişti ama hiç bu
kadar güçlü hissetmemişti. Daha önceden böyle şüphelere
kapıldığında bu şüphelerin kaynağı kendi hatalarıydı. Ve o
zamanlarda yüreğinin derinliklerinde, bu umutsuzluklardan
ve şüphelerden kurtuluşun kendi elinde olduğunu hisseder-
di. Ama şimdi, dünyanın gözleri önünde yıkılmasının, an-
lamsız bir harabeye dönüşmesinin kendi hatası olmadığını
hissediyordu. Yaşama yeniden inanmanın da kendi elinde
olmadığını hissediyordu.
Piyer bu garip ve etkileyici duyguyu ilk olarak
Slobodski Sarayı'nda, servetin, iktidarın, hayatın, insanların
büyük çaba harcayarak elde ettikleri ve korudukları her şe-
yin, sahip olabilecekleri tek değerin fırlatıp atıldıkları zaman
duyulan zevk olduğunu fark ettiğinde hissetmişti.