Ama aklından kötü ni- yet geçmeden, başkalarını mutluluktan alıkoymayı dü- şünmeden de insan yanılgıya düşebilir. Bu yüzden çevre- sine acı çektirir. Vurdumduymazlık, başkalarının duygu- larına karşı duyarlı davranmamak ve kararsızlık gibi huy- lar da çevreyi mutsuz kılmaya yeter.
Bazı sosyal bilimci ve Marksist meslektaşlarımızın gözünde biz, gerçekten de kendini dünyanın hakikatine adamış ve sadık "kuram azizeleri" olmaktan çık-
mış, "kuram kaltakları" (önüne gelenle beraber düşünen hafif kızlar) oluvermiş-
tik: Eğer âşık olduğunuz kuramla birlikte değilseniz, birlikte olduğunuz kurama
âşık olun
Genel anlamda akademinin ve akademik çalışmanın kolektif ey- lem siyaseti içerisindeki rolü düşünüldüğünde, "Nerede bulunuyor- san oradan başla" öğüdü bize topluluk ekonomisi inşa etmeye baş- lamak için ayrıcalıklı bir toplumsal konum olmadığını hatırlatır. Bi- zim açımızdan bunun anlamı, başlangıç noktası olarak akademik konumun kadın, vatandaş, orta yaşlı yetişkin, yogacı, mahalli sakin, işçi ve ırksal ayrıcalığa sahip olma gibi diğer toplumsal konumları- mızdan daha çok veya daha az uygun olmadığıdır.