Mutfak penceresi açık mıydı acaba? Temizlikçi kadın az sonra gelir. Evin bir anahtarı da onda var. İçeride olmadığımı görünce telefonumu bekler. "Şunu yap, bunu yap!" diyeceğimi düşünür. Bir telefon etsem mi? Ayrıntıları düşünmekten ölemiyorum. Temizlikçi kadına telefon etmeyi düşünüyorum. Gülünç. Sabah saat dörtte de ölmüş olabilirdim.
" 'Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!'
'Peki, sen ne görüyorsun bakalım?'
'İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan.'"
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2015163,7bin okunma
İnsana en çok şiir yakışıyor,
Sonra yeryüzüne yağmur,
Gökyüzüne mavi.
Ve en çok insana vefa yakışıyor,
Yüreğe sevda,
Gözlere haya.
Ve en çok yaşamak yakışıyor,
İnsanca, sevdaca, duruca.
Hayatımda birçok sevinçli günlerim olmuştur. Fakat hepsinden güzel, hepsinden sevinçli olabileceğini umduğum tek bir gün daha olabilir. O gün seninle ve hiç ayrılmamacasına yaşayacağıma inanacağım gündür.
"Yeter böyle düşünmek, bir tek kendini düşünmek, bir tek kendin için yaşamak yeter, sen çizmeci değilsin, senin çocukların sağlıklı, karının da bir ihtiyacı yok; çevrene bir bak, kaygılanmak için kendi çizmelerinden daha soylu bir şey görmüyor musun etrafında?" diyecek biri olmaması kötü asıl.