Dünyadaki bütün yaratığı, ağacı, kuşu, böceği, insanı, her şeyi en derinden sevgisiyle kucaklardı. İliklerine kadar aşk duyardı dünyanın her şeyine. Yağmuruna, kışına, borasına, sıcağına, soğuğuna... Dünyanın en küçük, en değersiz şeyine bile kocaman açılmış çocuk gözleriyle, hayretle bakardı.
Üç Anadolu Efsanesi
Gökyüzünde sıra sıra uçuşan kazların kanat çırpışına kendi kanatlarının gücü yetmediği için geride kalıp tek başına donarak ölen kaz gibi ölmek istemiyorum, kanat çırparken ölmek istiyorum.
Elveda Gülsarı
Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
İnanırdım saadetli yolculuklara.
Adalar var zannederdim güneşli, mavi, dertsiz.
Bütün hızımla koşardım dalgalara.
O zaman beni görseydiniz.
Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
Beni o zaman görseydiniz
Siz de gelirdiniz peşimden.
Ama şimdi şu akşam saatinde
Son liman kendim, bu döndüğüm,
Bilmiş, bulmuş, anlamış.
Hatırımda bir vakitler güldüğüm.
Yoluna can serdiğim o kaçış.
Şimdi o akşam saatinde
Dönüyorum görmüş, geçirmiş, atlatmış,
Denizlerin doymayan sahilinde. Özdemir Asaf
Deniz. Su ufka kadar uzanıyordu, güzelliği eşsizdi, kalbimi sonsuz bir sevinçle doldurdu. Beni hem bu âna bağlayan hem de uzaklara, buranın çok ötesindeki bir dünyaya, olmak istediğim yere götüren bir histi bu.
Denizin Altına Düşen Kız