Secgin, Böğürtlen Kışı'ı inceledi.
16 dk. · Kitabı okudu · 3/10 puan

Bu yazarın tüm kitaplarını okuduğum için kendimden utanıyorum :( ev arkadaşımla yaptığımız kitap alisverisinde ben tek ev arkadaşım neredeyse tüm kitaplarını aldı eee öyle olunca para verdik okuyalım dedik . Ama ne okuma sayfalar atlayın bir şey kaybetmezsiniz. Hep aynı konu geçmişten bir hikaye sinir bozucu şekilde mutluluğu yakalayan mutsuz kadın... tek kitabını okumak yeterli kanaatimce sonrası büyük pişmanlık

Gökhan Aktaş, bir alıntı ekledi.
 1 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Oysa insanoğlu erkek ve kadındır, yalnızca erkek ya da kadın değil.
Ruhunun cinsiyetini öylece söyleyemezsin. Oysa yakından
bakarsan en erkeksi erkeğin kadın ruhu olduğunu, en kadın
kadının erkek ruhu olduğunu görürsün. Ne kadar erkeksi olursan,
gerçek kadın senden o kadar uzak olur çünkü kendi içindeki
kadın yabancıdır ve hor görür.

Kırmızı Kitap, Carl Gustav JungKırmızı Kitap, Carl Gustav Jung

Ülkemin en küçük şehirlerinden birine, Ankara'dan döndüğümüz seneydi. Henüz lise 3'teyim. Yeni başladığım okulla uyumsuzluk içerisindeyim. E bir de sevdiği insanı kaybetmenin verdiği hüzün ayrı bir psikolojiye sokuyordu insanı.

Gurbet gurbet gezmekten ardımda bıraktığım birçok arkadaş, öğretmen, konu komşu... Sayıları artmıştı iyice. Haliyle kimseyle anlaşamıyordu insan... Bir yabani olup çıkıyor sonra.

Yeni başladığım okulun ilk haftaları... Kalemliğime kalem ucunu koymayı unutmuşum. Hemen yan sıramdaki ikizlerin birinden kalem ucu istiyorum. Uç kutusunu veriyor, içinden bir tane kalem ucu alıyorum. Ardındansa ucu uzatırken teşekkür ediyorum. Bir diğer ikiz, tipik Anadolu insanının ağzıyla 'La bu pek kibar, teşekkür ediyor, sahi misin sen?' diyor bana.

E tabi ben bön bön bakakalıyorum. Neyse deyip tahtaya dönerek dersi dinlemeye koyuluyorum. Liseyi bitirene kadar epey zorluk çektiğim bu arkadaşlık konusunda kendimi itekleyerek arkadaş edindiğim için az bir arkadaş sayısıyla liseden mezun oldum. Bu demek değil ki okurken hiç mi beni koruyup kollayan bir arkadaşın olmadı sorusunu sorduracak. Epey koruyanım oldu. Özellikle de uzaktan uzağa da olsa ikizler bana destek oldu.

Liseyi bitirene kadar epey bi'dua etmiş, bir an önce mezun olma derdine düşmüştüm. Arkadaş falan gözüm görmüyordu artık. Yeter ki mezun olup, kendimi o çok sevdiğim bölümü okumak için üniversiteye ataydım.

Yaşadığım şehirde bulunan üniversitede okudum, istediğim bölümü. Okurken yine arkadaş sıkıntısı çektim diyebilirim. (Neyse anlatacağım bu değil elbet. Uzatmaya gerek yok hani.)

Geçen seneydi, ikizlerden benimle dalga geçeni caddede gördüğümde... Yanında bir kadın vardı. Üstelik koluna da girmişti. Görünce mutlu olmuştum. Şükür ki lisede çektiği sıkıntılardan sonra evlenmiş ve mutluydu. Sürekli karşılaşmazdım ikizlerle. Karşılaştığımda da ya selam verir yanlarından uzaklaşırdım ya da bir baş işaretiyle birbirimize rastladığımızı belli ederdik. 2017 yılının ilk aylarıydı. Bu sefer elinde bebek arabası vardı. Bir yanında eşi, diğer yanında ikiz kardeşiyle kardeşinin eşi vardı. İnsan kendinde olmayanı kıskanır derler. Daima bir kıskançlık hissetmedim. Onların yakaladığı mutluluk gibi. Her gördüğümde mutlu olurdum.

Birkaç gün önce, cuma günüydü. Ramazan ayının henüz ilk günü bile değil. Hadi arefesi diyelim. Bu sefer onu görmedim. Aksine haberini aldım.

Üstelik şehadet haberini... Benimle dalga geçen, bende güzel anılar bırakan, mesafeli dostluğun en iyi arkadaşlarından, sıra arkadaşım Uzman Çavuş Gökhan'ın şehadet haberini...

Günlerdir ağlıyorum düşündükçe... Sızı girdikçe giriyor giriyor aklıma... Üstelik baş ağrılarım da arttı. Ne zaman anılar gözümün önüne gelse sızlanıyorum kendi kendime...

Bunları buraya neden yazdım bilmiyorum ama insan böyle bir durumda konuşma ihtiyacı hissediyormuş...

O mutluluk dolu tabloyu artık göremeyeceğim.

EsengüL

Güler Bilkay Aygün, Bana Sırtını Dönme'yi inceledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kadın erkek ilişkisinin ele alındığı, ikili ilişkilerde aldatan tarafın sadece erkek olmadığı, kadınların da aldatan taraf olabildiği anlatılmış. Akıcı bir dille yazılmış güzel bir kitap.

Özlem Işık, Kırmızı Saçlı Kadın'ı inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Kitap 1980'lerin İstanbul'unu ve o dönemi anlatıyor. Orhan Pamuk ; köylü-şehirli arasındaki farkı , o dönemdeki siyasi ve askeri yaşamı , dönemin sanatını , köy hayatını çok iyi anlatmış. Yer yer ters köşelerin olduğu , felsefi ve bir o kadarda akıcı bir kitap.

Gül Yıldız, Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın'ı inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 86 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir çok konuya bakışımı değiştiren, ufkumu açan, beraberinde üzüntüye de sevk eden önemli bir çalışma. Okuma süremin uzun olması, aceleye getirmek istemediğim ve okumayı ertelediğimden. İstisnasız her paragrafı alıntılamak istedim. Baktım olacak gibi değil alıntı işlemini bıraktım.
Yalnız, kadın ve din değil, toplumsal yaşamın temellerine dokunan sosyolojik bir doktora tez çalışması. Tekrar okumayı, notlar ve kaynakçasını irdelemeyi düşünüyorum.