BU KİTABI SAKİNLEŞTİRİCİ ALMADAN OKUMAYIN!!!
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 10:11
Bir insanın hayatını mahveden gerçekten kötü insanlar mıdır, yoksa o kötülüğü gelenek, terbiye, kader ve namus adı altında normalleştiren toplum mu? Peki, çoğu zaman kadınları her anlamda ezen erkekler midir yoksa erkeklerin kurduğu düzeni sorgulamadan kabul edip bu düzeni onlardan daha çok uygulayan kadınlar mı? Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım! Orhan Kemal ’in El Kızı kitabını bitirdim. Kitabı bitirdikten sonra oturup uzun uzun ne hissettiğimi düşündüm. Çünkü ortada garip bir durum vardı. Bir yandan kitabı sevmiştim, bir yandan da içimde eksik kalan bir şeyler vardı… Sanırım bunun en büyük sebebi beklenti. Bazen bir kitabı okumadan önce o kadar çok övgü duyuyoruz ki daha ilk sayfayı açmadan zihnimizde kusursuz bir eser oluşturuyoruz. El Kızı da benim için biraz böyle oldu. O kadar çok övülüyordu ki kitabı elime aldığımda beni derinden sarsacak, uzun süre etkisinden çıkamayacağım, ağlatacak bir hikâye bekliyordum. Çünkü beni tanıyanlar bilir; kadının toplumdaki yeri, uğradığı haksızlıklar, aile baskısı, görmezden gelinen acılar gibi konular beni fazlasıyla etkiler normalde. Çoğu zaman böyle kitapları okurken karakterlerle birlikte üzülür, ağlar ve günlerce etkisinden çıkamam. Ama El Kızı bende farklı bir duygu bıraktı. Üzmekten çok sinirlendirdi. Hem de öyle böyle değil… Bunun en büyük sebebi de hiç kuşkusuz Hacer Hanım’dı… Uzun zamandır bir roman karakterine bu kadar sinirlendiğimi hatırlamıyorum. ( Masumiyet Müzesi Kemal beni böyle çıldırtmıştı en son :)) ) Kadın her konuştuğunda tansiyonum yükseldi desem abartmış olmam. Ama sonra fark ettim ki beni asıl öfkelendiren şey Hacer Hanım’ın kendisi değildi. Çünkü Hacer Hanım sadece bir karakterdi neticede... Asıl öfkelendiğim şey, onun gerçek hayatta bu kadar çok karşılığının olmasıydı. Belki siz de
Edebiyat
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:44
Bazı hikâyeler mutlu bittiği için değil, adalet yerini bulduğu için güzeldir... Çocukluğundan itibaren hayatın en sert yüzüyle tanışan İklim'in, tüm yaşadıklarına rağmen ayakta kalmayı başaran etkileyici hikâyesi... Annesi ve babasından gördüğü şiddetle büyüyen İklim, tam "Artık bitti" dediği her noktada yeniden ayağa kalkmayı başarıyor. Hayata tekrar tekrar tutunması, onu unutulmaz bir karakter hâline getiriyor. Bu zorlu yaşamda tek sığınağı kardeşi gibi gördüğü Aden ve hayatının aşkı olduğuna inandığı Ilgaz oluyor. Ancak aşk sandığı duygunun, aslında onu büyük bir acının içine sürükleyeceğini nereden bilebilirdi? İklim'in acı, mücadele, dostluk ve umutla örülü yolculuğuna tanıklık ederken kimi zaman öfkelendim, kimi zaman hüzünlendim. Ama sonunda iyilerin kazanması ve adaletin yerini bulmasıyla kitabı büyük bir iç rahatlığıyla bitirdim. Gerçek hayattan uyarlanan bu etkileyici hikâyeyi, duygu yüklü ve güçlü kadın karakterlerin olduğu kitapları seven herkese tavsiye ederim.
MargeÖzlem Gezgin · Yediveren Yayınları · 202230 okunma
Reklam
Puan vermedi·400 syf.··
2026 98. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:19
Orhan Kemal’in 1960 yılında kaleme aldığı ve okuyucu ile buluşturduğu “El Kızı“, çok tanıdık bir hikayeyi ele almış olmakla birlikte, insanda farklı duygular yaratıyor. Toplumcu gerçekçi yazarlarımızdan Orhan Kemal işçiye, köylüye, yoksula, insan ilişkilerine dair önemli tespitleri romanlarındaki karakterler ile hayat bulmakta. El Kızı da bu başarısının örneklerinden biri. Romanımızın üç ana kahramanı var. Nazan, Mazhar ve Hacer. Nazan, Mazhar’ın karısı. Sevgisini belli edemeyen, her an hata yapmaktan korkan bir karakter. Mazhar şehrin en tanınan avukatlarından biri. Nazan’ı yıllar öncesinden sevmiş ve kendi isteğiyle evlenmiş. Mazhar’ın annesi Hacer ise aşağılık kompleksi yaşayan, avukat annesi olmakla gurur duyan ve Nazan’ı Mazhar’a layık görmeyen kayınvalide olarak karşımıza çıkıyor. Kitabın adından da tahmin edilebileceği gibi, bir gelin-kayınvalide çatışması ve arada kalan bir koca ile başlıyor hikayemiz. Şahsen okurken yalnızca bu çatışmaların ele alınacağını düşündüğüm romanda işler bambaşka seyrediyor ve her karakterin penceresinden dünyaya bakmak mümkün oluyor. Kapak görselinde yer alan tektaş yüzük, hikayenin başında karşımıza çıkıyor. Nazan’ı mutlu etmek isteyen Mazhar, yüklü para vererek bu tektaşı satın alıyor. Karısına hediyeyi verdiğinde bu sefer ondan bir sıcaklık görmeyi umuyor. Mazhar’ın ricası ise, Nazan’ın bu yüzüğü Hacer hanıma göstermemesi. Ancak Hacer hanım bir noktada bu yüzüğün varlığından haberdar oluyor ve Nazan’a karşı duyduğu rahatsızlık birken bin oluyor. Asıl hikaye ve çatışmalar ise bundan sonra başlıyor. O yılların toplumsal cinsiyet rollerine ayna olmaya niyetli olan El Kızı romanı, günümüze de ayna tutmayı başarıyor bana kalırsa. Hikayede süslü, “boyanan” kadına; bakımsız, “pespaye” kadına ve özgür olma çabasında olan kadına nasıl
Roman
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 67. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:30
Fransa'nın ilk resmi devr-i âlem seferi ve Louis - Antoine de Bougainville 1766 yılında Bougainville liderliğinde biri tedarikçi olmak üzere iki gemi ve her türden bilimsel ataştırmacıların da yer aldığı 400 kişilik mürettebatıyla Brest kentinden Atlas Okyanusu'na açılırlar. Hiç bir yere uğramadan İspanyollar ve Portekizliler tarafından paylaşılmış Güney Amerika'ya varırlar ama zamanlama kötüdür. Bölge siyasi karışıklıklar içindedir ve bu sebebten ekip Rio De Janeiro, Montevideo ve Buenos Aires arasında mekik dokumak durumunda kalırlar. Bu arada ilk görev olan Falkland Adaları ya da o zamanki adıyla Malvinas'ın İspanyollara teslimini de gerçekleştirilmiş olurlar. Bugün dahi İngiltere ile Arjantin arasında tartışma konusu olan bu ada grubu bu dönemde Fransızların elindeymiş ve başarısız bir kolonileştirme girişimleri de olmuş. Bu noktadan sonra asıl macera başlıyor çünkü bildiğimiz anlamda medeniyetin bittiği yerdeler. Avrupa'nın kıtada yerleşebildiği en güney üç Buenos Aires. Bu şehrin güneyi tam bir muamma. Ellerinde yalan yanlış ve fazlaca eksik haritalarla ve artık efsaneleşmiş kulaktan dolma bilgi kırıntılarıyla Atlas'tan Pasifik Okyanusu'na geçiş yapmak için Macellan boğazını bulmak ve o tehlikelerle dolu labirentte yollarını bulabilmeleri gerekiyor. Aylar süren bu bilinmezlerle dolu tehlikeli boğazı geçmeleri sürecinde pek çok yeni hayvan ve bitki türleri keşfediyorlar, çoğu coğrafi noktayı ilk defa gören Avrupalılar oluyorlar ve o anki ruh hallerine göre kendileri isimlendiriyorlar. Bu isimlendirme olayı Hollanda kontrolündeki Endonezya adalarının doğu ucuna varana kadar devam edecek. Ayrıca, kendi kanılarına göre, tüm dünyada yaşayan topluluklar arasında en sefil hayatı yaşayan , Patagon dedikleri yerli halklarla da bir tür iletişim kuruyorlar. Bu
Dünyanın Çevresinde YolculukLouis-Antoine de Bougainville · Yapı Kredi Yayınları · 200917 okunma
7/10
·432 syf.··
2026 48. kitabı
Önce flört ediyoruz, sonra nefret ediyoruz ama birbirimizi aklımızdan çıkaramıyoruz... Bryce çok atılgan kafasına koyduğu şeyin peşinden koşan ve asla vazgeçmeyen bir kadın. Bir muhabirden beklenen her şeyi karşılıyor. Tehlikeli de olsa ısrarcı bir şekilde her şeye burnunu sokmak gibi. Ve Dash'in babasının soruşturması hakkında bu kadar kesin hükümlü davranıp emin olmadan gazeteye bastırması biraz tartışılır. Gerçeklik payı yüksek bu arada ama Bryce'in bu kadar heyecanlı davranmasını istemezdim jfjf Bir de kadında hoşuma gitmeyen tek şey iradesiz olması kdkdk Hem cinsel olarak hem duygusal olarak. Ya bu adam seni ihbar etti biraz süründürseydin ya jdjd İlişkileri başlarda çok hızlı gelişti zaten çünkü ilk görüşte birbirlerine çekildiler. Duygular sonradan gelişti. Kadını sevsem de adama başlarda gıcık oldum hatta ısınamam diyordum. Ama güzel toparladı. Merak unsuru da çok iyiydi. Kitap çok akıcı bu arada kalın olmasına rağmen şipşak bitti ve genel olarak beğendim. Seri altı kitap sanırım hemen ikinci kitabı okumaya çalışacağım. Seri daha da güzelleşecek bence.
Çelik KralDevney Perry · Ren Kitap · 2025105 okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:58
Amanda Peters | Yaban Mersini Toplayıcıları ”Yas bazen geniştir ve dipsiz gibi gelir ama zamanla şekil değiştirir, faydalı bir hale bürünür.” Selamm. İçime yavaş yavaş işleyen bir kitap oldu. Yaban mersini toplamak için bölgeye gelen Mi’kmaq’lı bir ailenin küçük çocukları Ruthie’nin kaybolmasıyla başlıyor kitabımız. Ama okudukça anlıyoruz ki sadece bir kayıp vakasını anlatmıyor, bir kaybın yıllar boyunca bir ailenin içine nasıl yerleştiğini anlatıyor. En çok Joe’nun hikâyesi etkiledi beni. Bir anın insanın bütün hayatını değiştirebilmesi fikri zaten ağırdır ama Joe’nun omuzlarında taşıdığı yükü okurken bu ağırlığı hissetmemek mümkün değildi. Bir tarafta da Norma var; içinde tarif edemediği bir eksiklikle büyüyen, nedenini bilmediği bir boşluğun peşinden giden bir kadın. İki farklı hayatın arasında dolaşırken aslında aynı yaranın izlerini görüyoruz. Yazar acıyı büyütmek yerine sessiz bırakmayı tercih etmiş. Bu yüzden bazı sahneler beklediğimden daha fazla dokundu bana. Karakterlerin ne hissettiğini okumaktan çok, onların yanında oturup dinliyormuşum gibi hissettim. İnsanların köklerinden koparıldığında geride neler kaldığını anlatan bir romandı. Sayfalar ilerledikçe meraktan çok bir özlem hissi eşlik etti bana. Bittiğinde benimle kalan şey, kaybolan bir çocuk değil, yıllarca eksik yaşamaya çalışan insanların sessiz mücadelesi oldu. Uzun süre etkisi benimle kalacak kitaplardan biri oldu. Tavsiyemdir.
Yaban Mersini ToplayıcılarıAmanda Peters · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025194 okunma
Reklam
Reklam