Ah kadınlar...
Tanıdığım bir kadın, çatıdan atlayasım geliyor, ama düşerken saçımın dağılacağını bildiğim için, sonra eteğim kim bilir nasıl kırışacak, lekeler falan, utanmaya başlıyorum ve vazgeçiyorum diyordu.
Oya Haydar'ın reddedilen tez çalışması
"Türkiye'de İşçi Sınıfının Doğuşu"nu araştırmıştım. Ücretli emeğin izini 17. ,18 yüzyıllardan başlayarak 1920'lerin ortalarına kadar sürmüştüm. O zamana göre bayağı iyi bir araştırmaydı. Zaten Uzun bir dönem konuyla ilgili tek kaynak sayıldı.
Sayfa 20 - Can·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kadınlar evlenmelidir!
Almanya'da maalesef kadınların sayısı, erkeklerden 2 milyon kadar fazla. Bir kızın amacı evlenmektir; böyle de olmalıdır. Bir kızın evlenemeyip yaşlanmasındansa geç kalmadan bir çocuk sahibi olması onun için daha hayırlıdır. Doğa, söz konusu insanların nikâh memuruna gidip gitmediğiyle zerre ilgilenmez. Doğa, bir kadının doğurgan olmasını ister. Birçok kadın çocuk sahibi olamayınca nispeten aklını oynatır. Çocuksuz bir kadın hakkında herkes şöyle der: "Ne kadar da histerik bir kadın!" Evlilik dışı bir çocuk doğurup kendine bir yaşam amacı bulması, yavaş yavaş solup gitmesinden bin kat daha iyidir.
Sayfa 152·Kitabı okuyor
Alıntı
Tarih boyunca Vahşi Kadın'ın ruhsal toprakları yağmalanıp yakılmış, buldozerlerle düzlenmiş ve başkalarını memnun etmek üzere doğal döngüleri, doğal olmayan ritimlere büründürülmüştür.
O bir günü yirmi yıl, otuz yıl düşünebilirim. Ve beş yıl da unutmak için harcarım. Bir yirmi yıl da tekrar hatırlamak için, o günü düşünürken düşündüklerimi. Seksen iki yaşımda öleceğim ben. Bir kadın söyledi. Daha çok var. Bu aralar kapatsalar beni, en az iki yüzyıl da cehennemde düşünebilirim yeryüzünde yaptıklarımı...
Sayfa 55
Aklına Nana’nın bir keresinde söylediği şey geldi; her bir kar tanesinin, dünyanın bir yerinde haksızlığa uğratan bir kadının ağzından dökülen bir ah olduğunu. Bütün bu iç geçirmeler gökyüzüne yükseliyor, bulutlar halinde toplanıyor, sonra minicik parçalara bölünüp sessizce aşağıya, insanların üzerine yağıyordu. Bizim gibi kadınların neler çektiğinin göstergesi, demişti. Başımız gelen her şeye nasıl sessizce katlandığımızın.
Sayfa 86·Kitabı okudu