Kadri İzer

Kadri İzer
@kadriizer
Antalya
59 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı

Kadri İzer

, bir kitap okudu
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Serkan Karaismailoğlu
8.6/10 · 2.771 okunma
Reklam

Kadri İzer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·456 syf.·
2023 40. kitabı
Osman Balcıgil
8.9/10 · 3.707 okunma
Öncekinin devamı niteliğinde …
Bir kısırdöngü bu. Yaşları yirmiye yaklaşanlar memleketle ilgili telaşa düşüyorlar, kaşar politikacılar enerjilerinden yararlanmak için onları yardakçıları haline getiriyor ve çok geçmeden ortaya bu sefer genç ama kaşar yeni politikacılar çıkıyor. İttihat ve Terakki’den bu yana değişen hiçbir şey yok. Korkarım elli yıl, yüz yıl sonra da böyle olacak.
Bazı şeyler hiç değişmiyor, neden? Çünkü zihniyet değişmiyor!
Masanın üzerindeki gazeteyi okuduğum için biliyordum. DP hükümetinin dışişleri bakanlığını sürdüren Fuat Köprülü daha bir gün önce, Ankara’da Büyük Sinema’da yapılan toplantıda, CHP’nin zamanında ne kadar baskıcı bir parti olduğundan söz etmişti. Tabii ki bu arada DP’yi sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermiş, giderek artan gerginliğin tüm kabahatini CHP’ye ve öteki muhalefet partilerine yüklemişti. Yorgo “Biz buyuz işte” dedi. Babam ve ben ne demek istediğini anlamak için yüzüne bakınca, “Havasından mı suyundan mı bilmem, daha iyisini yapmak yerine, bizden öncekilerin bizden daha kötü olduğunu tekrarlayıp dururuz” diyerek düşüncesine açıklık getirdi.
Çok tanıdık geldi
Her zaman olduğu gibi, kahvaltıyla gazete okuma işini paralel yürütecektik. Arada bir okuduğumuz gazeteleri değiştirirken, gördüğüm bir haber nedeniyle epey sinirlendim ve “Kuyruklu yalan!” diye söylendim. Babam “Hangisi?” diye sorunca haberi göstererek açıklamada bulundum. “Valilik şeker darlığının nedenlerini aşırı şeker alınmasına, bakkalların şirkete zamanında başvurmamasına ve kâr nispetini az bulmasına bağlamış. Kesinlikle böyle değil.” “Nereden biliyorsun?” “Her gün, bakkallardan dünya kadar şikâyet mektubu geliyor da ondan. Hepsinin derdi ortak. Gittikleri dağıtıcılarda şeker bulamıyorlarmış.” Yorgo en saf haliyle “Peki neden böyle bir beyanat vermiş sizinkiler?” diyerek konuşmaya dahil olunca babamın yüzünde bir gülümseme oluştu. “Ne demelerini bekliyorsunuz Allah aşkınıza? Görevleri bu! Şehirde ve ülkede her şeyin yolunda gittiğine milleti inandırmak zorundalar. Ancak böyle davranırlarsa makamlarında oturmayı sürdürebilirler. Öyle değil mi?”