Polisiye roman dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biri Grangé... Özellikle "Leyleklerin Uçuşu" kitabıyla gönlümde ayrı bir yeri olan bu yazar, her kitabıyla sizi içine çeken bir dünya kurmayı başarıyor. "Siyah Kan" ise bu dünyaların belki de en karanlık olanı.
Geç okuduğum bu eser, Grangé’nin ilk işlerinden biri olmasına rağmen beni diğer kitaplarından daha fazla sarstı. Şiddet sahneleri öyle gerçekçi ki, "Umarım dünyada böyle bir katil yoktur" demekten kendinizi alamıyorsunuz. Yazarın akıcı dili ve ustaca kurgusu, olayları adeta yaşamanıza neden oluyor. Sayfalar akıp giderken, son bölümdeki ters köşe sahneyle bir kez daha "Yok artık!" demeden edemiyorsunuz.
Ancak her güzelin bir kusuru olduğu gibi bu kitabın da beni rahatsız eden yanları vardı. Gereğinden fazla cinsellik vurgusu, okurken zaman zaman hikayeden kopmama neden oldu. Bir diğer mesele ise yazarın sürekli olarak Müslümanları kötü gösterme çabasıydı. Grangé'nin beş kitabını okumuş biri olarak, her seferinde bu olumsuz imajla karşılaşmak ister istemez akıllarda soru işareti bırakıyor. Bunu yaşadığı coğrafyaya bağlamak mümkün olsa da, bilinçli yaptığı fikrini de tamamen göz ardı edemiyorum.
Sonuç olarak "Siyah Kan", polisiye severlerin soluksuz okuyacağı bir kitap. Kurgusu ve sürükleyiciliği ile kesinlikle tavsiye ederim. Fakat hassas konulardaki yaklaşımı benim için bir eksi puan oldu.
Siyah KanJean-Christophe Grangé
Siyah KanJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 201514,1bin okunma