Puan vermedi·233 syf.·
2026 18. kitabı
Toshikazu Kawaguchi ç Yorumum;Bu ay @pamukokumalar grubumuzda #mavikapak temasında okuduğum kitap.Serinin üçüncü kitabı ile geldim.Konusu yine aynı dört farklı kişinin geçmişe dönmesini okuyoruz ama farklar var.İlki kafe Tokyo daki Funiculi Funicula değil Japonya da ki Donna Donna kafesi. İkincisi ilk kafemizdeli hayalet beyaz giyimli bir kadın iken bu kitapta siyah giyimli bir beyfendi.Zaten üçüncü kitap olduğu için az çok biz bile geçmişe dönmenin kurallarını ezberlemişizdir diye düşünüyorumama bu çok kendini tekrar eder olmuş gibi geldi bana.Ve yine isimler isimler … hem zor hem de birbirine yakın bu kadar bizi zorlamaya gerek varmıydı bilmiyorum.Yani ben kendi adıma zorlandım bunu her kitapta da dile getiriyorum.Hani kurallardan biri geçmişe dönsende sonucu değişmiyor ya bence değişiyor ama değişen olay değil kişiler kişilerin bakış açıları , duyguları, düşünceleri. Her hikaye dokunaklıydı ama beni son hikaye etkiledi. İlk kitabı okuyanlar az çok kitap hakkında düşüncesi vardır. Bu tarz kitaplar okumayı seviyorsanız öneririm Peki siz bu kitabı okudunuz mu ?
Anılar Solmadan ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 2025250 okunma
Kahveleri soğutmayalım!
7/10
·200 syf.··
2026 12. kitabı
Birbirine bağlı gibi görünen ama her biri farkli hikayeleri içeren 4 bölümden oluşan kısa bir roman. Çok sıkıcı degil ama cok akıcı da degil. 1 haftadan fazla sürdü okuması! Özellikle uzak doğu edebiyatında en cok isimlerde/karakterlerde zorlanıyorum. Kim kadın, kim erkek, kim kimin karısı/kocası...? Küçük bir kafe. Kafeyi işleten ve çalışan 3 kişi ve kafenin müdavimleri. Bu kafede bir sandalyeye oturup geçmişte istedikleri bir zamana gidebiliyor insanlar. Bunun icin belli şartlar var tabi; daha once o kafede bulunmuş olmak, sandalyeden hic kalkmamak ve en önemlisi kahve soğumadan önce kahveyi içip şimdiki zamana geri dönmek. Geçmişe gitmek bugünden hiçbir şeyi değiştirmiyor! Dolayısıyla efsanesi herkes tarafından bilinen bu kafe insanlar icin cok bir şey ifade etmiyor ama birine göre "eğer sandalye bir kişinin bile kalbini değiştirebiliyorsa o halde kesinlikle bir anlamı vardır "!
Kahve Soğumadan ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 202110bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Parazitlerin Kaotik İktidarı
Puan vermedi·808 syf.··
2026 13. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 16:41
1948 Peru darbesi... General Manuel Arturo Odría Amoretti'nin başkanlığında, 27 Ekim 1948'de Arequipa'da gerçekleşen ve kendisi tarafından "Onarıcı Devrim" diye adlandırılarak, José Luis Bustamante y Rivero hükümetini indirerek yönetimi ele geçirdiği, "Ochenio" olarak bilinen 8 yıllık, Peru için militarizme dönüş, liberal ekonomik politikalar, APRA liderlerinin baskı ve zulmü ve kentli halk sınıfları üzerinde manipülatif popülizm anlamına gelen bu diktatörün yönetim sürecinin; baskılar altında, 1956'da genel seçimler düzenlemek zorunda kalarak ve başkanlık seçimlerini Manuel Prado Ugarteche'ye karşı kaybedişine tanıklık eden yazarımızın kaleminden dökülenlere şöyle bir bakınca, siyaset yapanlar ile siyasete maruz kalanlar arasında okyanusları aşan bir fark var mıydı? Bence yoktu. Evine ekmek götüremese de kerhane/meyhane yoluna uğramadan evine gitmeyenler ile para içinde yüzüp bir evi kerhane/meyhaneye döndüren insanlar. Aşağıdan yukarıya yukarıdan aşağıya aynı orantıda birbirine kuyu kazan, yüze gülen, zaaflar üzerinden entrikalar çeviren, eğitim seviyesi yüksek olsun olmasın zekiliği, kurnazlığı ve sinsiliği ile her şeyi kendi lehine çevirmenin yolunu bulabilenler ile bunların tuzaklarıyla pusulalarını şaşıranların, yaka silktiren ilişkileri. Güç ve maddiyata sahip olmanın verdiği konforla, olmayanları aşağılayanlar ve olmadığı için bu aşağılamaya katlanan mazlumların yanı sıra bu düzene ayak uyduran yalaka takımları... "Bakanlığın önerdiği ücret artışı gayet makul,", "Pereira işçileri ikna etsin, bu talepler listesi tartışması son bulmalı. Orada gergin bir ortam yaratılıyor ve gerginlikler ajitasyon için elverişli bir ortam doğurur.".... "Neyin uygun olduğunu ya da neyin olmadığını uzun zamandır bilmiyorum," ... "Tek bildiğim bana uyan ya da uymayan." sözlerin
Katedral'de SohbetMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2022157 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2026 3. kitabı
Bir solukta bitecek nefis bir öykü. Okurken anlatıcının yerinde hissetmemek çok zor. Çizimleri de kitabın keyfini bi' hayli arttırmış. İçsel bir yolculuk anında katkısı olabilir
Öykü
Dünyanın Kıyısındaki KafeJohn Strelecky · Pegasus Yayınları · 20211,195 okunma
4/10
·128 syf.··
2026 10. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 20:57
Substrack mı Goodreads mi nereden denk geldiyse bir yorum bir övgü veya bir gönderme ile okuma listeme almışım. Hiç kitap yazmadığım için ve bunun ne kadar zor olduğunu bildiğim için beğenmedim eleştirisinde duracağım. Ortaöğretim çağında çocuğunuz varsa okutun
Dünyanın Kıyısındaki KafeJohn Strelecky · Pegasus Yayınları · 20211,195 okunma
Soyang-ri’nin Kitap Mutfağı
6/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:31
Seoul’un karmaşasından kaçıp küçük bir köye sığınan Yujin’in, eski bir evi kitap mutfağına dönüştürmesi ve burayı hem kafe hem konaklama yeri yapması fikri baştan sona çok çekici geldi. Tarçınlı kurabiyelerin kokusu, pencereden görünen dağ manzarası, ateş böcekleriyle dolu yaz geceleri ve raflardaki kitaplar… Okurken gerçekten o köydeymişim gibi hissettim, huzur doldu içime. Yujin’in kendi yaralarını da yanına alıp bu mekânı kurması ve farklı hayatlardan konukların burada kısa süreliğine de olsa kendilerine gelmesi güzel işlenmiş. Her konuğun kendi hikâyesiyle gelip, mutfakta sohbet ederken veya kitapların arasında gezinirken bir nebze iyileşmesi, küçük mutlulukların gücünü hatırlatıyor. Özellikle mevsim değişimlerini ve doğayla iç içe geçen günlük ritüelleri anlatan kısımlar çok akıcı ve sıcacık. Fakat tam 6 puan vermemin sebebi var: Hikâye yer yer fazla “her şey yoluna girecek” moduna giriyor, karakterlerin dönüşümleri biraz hızlı ve yüzeysel kalıyor. Benzer “kitap kafe + iyileşme” temalı romanları sevenler için de yeterince yeni bir tat sunmuyor maalesef. Tempo oldukça yavaş, bu da bazı bölümlerde sayfaları çevirirken “acaba bir şey olacak mı” dedirtti. Yine de eğer hayatın gürültüsünden bunaldığınız bir dönemdeseniz, yeni başlangıç hayalleri kuruyorsanız veya sadece birkaç saatliğine sakin bir köşeye kaçmak istiyorsanız keyifle okuyacağınız bir kitap. Okuduktan sonra insanın içi ısınıyor, kitaplara ve küçük ritüellere olan sevgisi tazeleniyor. Özellikle sonbahar-kış aylarında battaniye altında okumak için biçilmiş kaftan. Kısaca: Büyük bir edebi başyapıt değil ama samimi, sıcak ve iyi niyetli bir mola kitabı. Ben okuduğuma memnun oldum, ara sıra o mutfağın ve köyün havası aklıma geliyor hâlâ. Kim Jee-Hye’ye teşekkürler. İyi okumalar dilerim.
1000Kitap
Soyang-ri'nin Kitap MutfağıKim Jee-Hye · Athica Yayınları · 2025658 okunma