Feyzullah AKYEL, bir alıntı ekledi.
46 dk.

Birine "G*tün tekisin" diyorsam, oradaki "yıldız" sansür değil, o kişinin yıldızlı bir göt olduğunun belirtisidir. Yıldızlı pek iyi gibi..

Soğuk Kahve, Ahmet BatmanSoğuk Kahve, Ahmet Batman
Ebru, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor

Artık bütün günümü ve gecemi burada geçirecektim. Etrafımı çeviren insanların hepsini kendimden çok iyi, çok namuslu, hani demin söylediğim evine dönen “müsrif çocuk” ruhuyla seyrediyordum. Niyetim yazı yazmak bile değildi. Balığa çıkacaktım. On kuruşa kahve, yirmi kuruşluk Köylü sigarası içecektim. Kaybettiğim her şeyi; insanlığı, cesareti, sıhhati, iyiliği, safveti, dostluğu, alınterini, sessizliği yeniden bulacak; belki yeniden bir adam olmasam bile bir temiz hayatın içinde hayran, meyus ve mahcup ölümü bekleyecektim. Aklıma ara sıra esen yazı yazmak arzusunu, arzusunu değil kötü huyunu, bu tek kötü huyu muvaffakiyetler, şöhretler düşünmeden, “Düşünürsem Allah canımı alsın!” düşüncesiyle yeniden bulabilirsem, kalemsiz kağıtsız dağlara fırlayacak, balığa çıkacaktım. Yazmayacaktım. Biliyordum ki, insanlar beni pek sevmeyeceklerdi. Bir adam ki onlar gibi değildir. Balığa çıkacak olsam, “Koca evi barkı var. Ne bok yemeye balığa çıkar? Deli midir nedir? Pay da almaz" diyeceklerdi. “Baba fırını has çıkaran enayi, çalışmıyor, bereket ki, anası var, yoksa satar savar, sürünür" diyeceklerdi. Hiçbir zaman yeniden damla damla, dakikaları duya duya, sıkıla patlaya; rüzgârı, balığı, denizi, ağı seve seve, ölümü beklediğimi bilemeyeceklerdi. Ne zararı vardı. Ben onları hayalimde adanın insanlarıyla ölçe ölçe, en büyük kusurlarını müsamahasızlıklarında bularak mahcup sevecek; bir sigara, bir adaçayı, bir kâğıt oyunuyla rüzgârlı günü bitirdikten sonra yatağıma yeni doğmuşçasına günahsız, hatıraları kova kova; iyileri, kahramanları, namusluları, hak yemezleri, alınteriyle sert tabiattan kavga ve dostlukla ekmeğini çıkararak, birbirlerine fedakârlıklar ederek yaşayanları seyirden duyduğum hazla derin ve rüyasız bir uykuya dalacaktım. Sabahleyin yine rüzgârla, yağmurla uyanacaktım. Camları buğulu bir kahvenin içinde elleri nasırlı, yüzleri güneş ve rüzgârla çizgili insanların arasında, bugünü de bir günah, daha doğrusu bir kötülük işlemeden bitirecektim.

Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 69 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 69 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Rant pideleri sizi
Ramazan sohbetlerinde mevsimlik mübelliğlere iftardan önce hep sormak istemişimdir ramazan başlı başına tanrıyla bir sohbet değilse o zaman 'Bir kahve içip kaldığımız yerden devam etsek muhabbete' olmaz mı ? Sohbetse o zaman neden ayrı bir parantez açmışsınız 'sohbet' diye ?

Aytaç G., bir alıntı ekledi.
12 saat önce

Bir psikopat örneğin, 'Seni seviyorum' dediğinde, onun için bu sözün, 'Ben kahve alayım' demekten farkı yoktur...

Olağan Psikopatlar, Kevin Dutton (Sayfa 7)Olağan Psikopatlar, Kevin Dutton (Sayfa 7)
Merve AKSOY, bir alıntı ekledi.
13 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bazıları verdiğin değeri anlamaz hepsi bu.
Kaybetmek en çok onların hakkı işte...

Soğuk Kahve, Ahmet BatmanSoğuk Kahve, Ahmet Batman
Merve AKSOY, bir alıntı ekledi.
13 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bazı insanları ezberliyorsun, bazılarının hafızanda yeri yok..."

Soğuk Kahve, Ahmet BatmanSoğuk Kahve, Ahmet Batman

Kahvecide Bir Saat
Burada otururken tam dört kez hava kapanıp açıldı. Güneş bile bu kadar kararsızken insanlar sağımdan geçmekte kararlılar. Bir tütün daha sardım. Kahvem bitince gitmek zorunda hissedeceğim. Kahvem bittiğinde bu şehri terk edeceğim.
Aynı yer, aynı tarih, yarım saat sonrası.

Not: Her yerde kahve kadarsındır, kahven bittiğinde sen de gidersin.

Kahvecide Bir Saat
Kafamı biraz sola çevirdim, en son masada oturan büyük halka küpeli kadın kahvesini içiyordu. Annem aradı.
-Naptın oğlum hallettin mi işini?
-Evet anne sabaha karşı dönmüş olurum köye.
-Tamam oğlum çabuk gel.
-Tamam.
Kahve içen kadın çantasından bir ruj çıkarıp dudaklarına sürdü, sonra da kahvesinden uzun bir yudum alarak bardağa ruj lekesi bulaştırdı. Şimdi anladım, hayatta her şeye iz bırakmak istiyordu. Zaten kısa saçlarından da belliydi.