Kahve pişirmeye ve masayı hazırlamaya koyuldu, Leon kömür almaya gönderildi ve savaş hakkında ne Ardenler usulü doğrudan konuşmayı ne de susmasını bilen Beher, yine Peder Rampart'tan söz almaya çalıştı, Peder ise Nella'nın masaya koyduğu şarap şişesine odaklanmaya çalışıyordu, bu sırada Robert üstünü giyip dışarı çıktı, Markus ile Delilah'ın izlerini bulup iki geniş tarlayı geçti, gökyüzüne doğru beyaz bir katedral gibi uzanan ve gözün görebildiği her yeri kaplayan kayın ormanına ulaşana kadar izledi, yaşlı adam bir gözet­leme kulesinin en alt basamağında oturmuş, tıpkı Prometheus'un en değerli çalıntı malını koruduğu gibi ateşe bakıyordu. Sadakatsiz ve ölümsüz Delilah homurdanarak ve hoşnutsuzca efendisinin ve ateşin etrafında gittikçe daralan çemberler çizerek döndü durdu, sonunda onun ayaklarıyla ateş arasında kıvrılıp yerleşti. Markus başını kaldırdı ve doğruca ileri baktı. "Sen misin?" "Benim." Robert, Aziz Hubertus'un geyiği gibi yerden bitivermesinin açıkla­ masını yapmadı, zaten kimse de sormadı, bu, Alman baloncu onları alıp götürdüğünde değirmen kalıntılarındaki karşılaşmalarının yine­ lemesi gibiydi. Markus gündüz ile rüya arasında bir yerde yaşıyordu ve şimdi zamanı tersine çeviren ve onu
Sayfa 272 - YKY yayınları 2025
Edebiyat roman tarih siyaset politika
Söz...
Kahve bittiği zaman Albay Fitzwilliam Elizabeth'e onun için piyano çalma sözünü hatırlattı;
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zaman zaman çok yalnızım Kalbiye Bugün ağlayarak kurabiye yerken, Çay fincanında kendimi seyrederken Çay beni içti, ben de çayı Kalbiye Ruhumdan çaylar aktı saatlerce Âşık olduğu için kahve döküyordu terliklerine...
"Çekilecek bir köşemiz olacak. Yatağımız olacak. Yorganı gözlerimize çekeceğiz. Belki bir deniz kenarı, bir ağaç altı, bir rüzgar, bir sessiz kahve, bir bardak çay, bir simit, bir dilim kaşar peyniri, bir yarım kilo şarap bulursak dost olarak bu en iyisi."
Hayat gerçekten böyleydi. İlk kararı alıyordun ve gerisi,o ilk karara bağlı olarak gerçekleşiyordu. Hayat hata kabul etmiyordu. İlk kararın doğruysa işler yolunda gidiyordu ama eğer yanlış bir karar aldıysan,herşey zincirleme yanlış gidiyordu.
Sayfa 54·Kitabı okudu
“Gerçekler korkunç değildir, sadece ilginç yanları vardır”