Puan vermedi·192 syf.··
2026 23. kitabı
Elimde bir fincan kahve varmış da çocukluk arkadaşımla uzun zamandır hasret kaldığım bir sohbeti ediyormuşum gibi hissettirdi bana. Sayfaları çevirdikçe kendimi hem geçmişe doğru tatlı bir yolculuğa çıkmış hem de hayatın küçük mutluluklarını yeniden hatırlamış buldum. Neşesi Yeter, insanı yormayan, aksine içini ısıtan bir anlatıma sahip. Kafanızı dağıtmak, günlük hayatın telaşından biraz uzaklaşmak ya da geçmişi özlemle anmak istediğinizde elinize alıp bir çırpıda okuyabileceğiniz sıcacık bir kitap. Okumayı bitirdiğinizde geriye hoş bir tebessüm ve eski dostlarla edilmiş güzel bir sohbetin tadı kalıyor.
Neşesi Yeterİrem Yaşar · Cezve Kitap · 2020705 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 6. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 09:53
Ana karakter Yeongju, toplumun ondan beklediği her şeyi kusursuzca yerine getirmiştir: İyi bir eğitim, saygın bir kariyer ve düzenli bir evlilik. Ancak yaşadığı ağır tükenmişlik sendromu (burnout) sonrası radikal bir karar alarak her şeyi arkasında bırakır ve Seul'ün sakin bir mahallesinde Hyunam-Dong Kitabevi'ni açar. Zamanla bu küçük dükkan; işsiz bir baristadan, evliliğinde mutsuz bir kahve kavurucusuna kadar hayatın koşturmacasında yönünü kaybetmiş birçok insan için bir sığınak ve iyileşme merkezi haline gelir.
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İsimsiz
10/10
·192 syf.··
2026 15. kitabı
Bazı hikayeler, kelimelere sığmak istemez; ruhun sessiz ve derin köşelerinde yankılanır. Engin Akyürek’in kaleminden dökülen her satır hayatın içindeki o görünmeyen detaylara, yarım kalmış cümlelere ve isimsiz kahramanlara bir selam niteliğinde. ​Masamdaki mumun ışığı, kitabın sayfaları arasında bir rehber gibi geziniyor. Hikâye tanıdık bir sızı gibi başlayıp, sayfalar ilerledikçe kendi özgün rotasını çiziyor. Yazar gündelik olanın içindeki büyüyü öyle bir dille anlatıyor ki; sanki kitabı okurken yanınızda bir fincan kahve, karşınızda ise hiç gitmediğiniz ama hep özlediğiniz bir yer varmış gibi hissedeceksiniz. ​Bu kitap, isimlerin ötesine geçip, sadece o an'a odaklanmak isteyenler için yazılmış. Bir solukta değil, sindire sindire, sayfaların arasındaki o dinginliği duyarak okunması gereken bir başucu eseri. ​Herkesin hayatında isimsiz kalan anılar vardır. Belki de bu kitap, tam da o anıları hatırlamanız için kapınızı çalmıştır. Bence okuyun, pişman olmayacaksınız.
İsimsizEngin Akyürek · Doğan Kitap · 202627 okunma
9/10
·204 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:18
Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere Filibeli Ahmet Hilmi'nin ( 1865-1915), A'mak-ı Hayal adlı romanı hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Türk edebiyatının ilk felsefi ve gerçeküstü romanı kabul edilen bu eser, 1910 yılında yayımlanmıştır. Eser, doğu-batı felsefesi, yunan mitolojisi, islam tasavvufu, uzakdoğu inançlarının harmanlanarak yazıldığı bir eseridir. Eserin konusuna gelecek olursak; ​eser, iki ana bölümden oluşur. Romanın başkişisi Raci, iyi bir eğitim almış, ancak aldığı batılı-pozitivist eğitim ile geleneksel inançları arasında sıkışıp kalmış, büyük bir fikri ve ruhi bunalım yaşayan genç bir memurdur. Raci, içine düştüğü bu varoluşsal krizden kurtulmak için bir gün bir mezarlıkta Aynalı Baba adında bir dervişle karşılaşır. Aynalı Baba, kulübesinde yaşayan, her tarafı aynalarla kaplı, ney üfleyen, garip ama bilge bir adamdır. Aynalı Baba Raci'ye kahve ikram eder ve ney üfler. Raci, bu ezgiler eşliğinde her gün derin bir uykuya/vecd haline dalarak hayal aleminin derinliklerine fantastik ve sembolik yolculuklar yapar. Raci bu seyahatlerinde hedefine ulaşmak için Buda’yla Hiçlik Zirvesi’ne, Yunan tanrılarının bulunduğu Olimpos Dağı’na, Hürmüz ile Ehrimen’in savaş meydanına, Simurg’un sırtında Merih gezegenine, Kaf Dağı’na ve daha birçok yere gider. Raci hakikatin peşinde nice âlemde, boyut ve mekânda dolaşırken biz okurlara Ahmet Hilmi’nin Doğu ve Batı felsefesi, tasavvuf, mitoloji, dinler tarihi üzerine kurduğu bu gerçeküstü romanı izlemek düşüyor. Kitap muhteşem bir kurguyla yazılmış, muhtemelen batıda yazılan bir eser olsaydı kült eserler içinde yer alırdı. Bu kitabı okuyup iyice anlamak için biraz mitoloji, felsefe ve tasavvuf bilgisine sahip olmak şart. Bazen biz de Raci gibi çıkmaza girip hakikati sorguluyoruz ve bunu yaparken sadece akıl ve mantık ile
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202522,3bin okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 14:53
​Hayata Küçük ve Tatlı Bir Mola ​Çikolata Tadında Hikâyeler, sayfalarını açtığınız an sizi günlük hayatın stresinden uzaklaştırıp, sevginin, umudun ve insan ilişkilerinin sıcaklığına götüren bir derleme. ​Kitap tek bir uzun roman değil; her biri farklı bir hayat dersi, farkındalık veya yüzümüzde tebessüm bırakacak cinsten bağımsız kısa hikâyelerden oluşuyor. Tıpkı bir kutu çikolata gibi; her sayfada karşınıza farklı bir aroma, farklı bir duygu çıkıyor. Kimi hikâye fedakarlığı, kimi dostluğu, kimi ise hayatın kaçırdığımız o küçük, güzel detaylarını hatırlatıyor. ​Neden Okumalısınız? Uzun uzadıya kitap okuyacak vakti olmayanlar, kahve molasında birkaç sayfa okuyup ruhunu dinlendirmek isteyenler veya hayata daha pozitif bakmak için küçük bir motivasyon arayanlar için biçilmiş kaftan. Sürükleyici, dili yormayan ve her yaştan okuyucuya hitap eden sıcacık bir başucu kitabı.
Çikolata Tadında HikayelerAkif Bayrak · Yediveren Yayınları · 2020442 okunma
5/10
·104 syf.··
2026 25. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:00
Haziran ayı özel seçkilerinin içine eklediğim kuir edebiyat örneklerinden olan Olamayanlar, Fırat Uran'ın kalemiyle tanıştığım ilk kitap oldu. Kitap, yazarın "olamayan" aşklarını anlattığı bir öykü seçkisi aslında. Yaşadığı şehirlerde, farklı aplikasyonlar üzerinden tanıştığı insanlarla yaşadığı ve hiçbir zaman gerçekten olamayan iki insan oldukları hikayeler üzerine kurulu bu öyküler. Açıkçası yazarın yazım tarzını sevdim fakat bu tür, yani bir nevi anı kitabı olabilecek hikayeler sanırım benim pek ilgimi çekmiyor. Su gibi aktı gitti, okuması çok kolaydı fakat okurken keyif aldım mı, bilmiyorum. Fakat bu kadar gerçek olması beni etkiledi diyebilirim, bunu asla inkar edemem. Eminim Türkiye'de ve dünyanın herhangi bir yerinde, pek çok kuir bireyin bu şekilde olamayan hikayeleri var ve yaşanmaya da devam ediyor. Beni en çok etkileyen hikayenin, sanırım Dorian Gray'in Portresi'ni de çok sevmemden ötürü, Dorian Gray Hamamda isimli hikaye olduğunu söyleyebilirim. Bu kitabın yazarıyla tanışmayı, oturup bir kahve içmeyi gerçekten çok isterdim. Nedendir bilmem, yazdıklarını okurken çok iyi arkadaş olurmuşuz gibi hissettirdi. Onunla oturmayı, sohbet etmeyi, yazdıklarının dışında da yaşadıklarını ve tavsiyelerini dinlemeyi çok isterdim. 5/10.
OlamayanlarFırat Uran · Sander Yayınları · 202125 okunma