sueda

sueda
@kajjafeeluv
don't you give up your life
"Her şey birikir, değil mi? Öylece yok olmaz. Ve bir gün bastırdığın şeyi kurcalamaya başlarsın. Ve bu kara bir çürümüşlük yığınıdır, sonsuzdur, dehşet vericidir ve gözlerini kaçıramazsın."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1. "arkadaşı gibi gözü var mı insanın nasıl olsa dünyaya aynı gözle bakacaktık ben senin tenha gözün olacaktım hem tek başıma en kalabalık arkadaşın yarım bir çocuk olarak beni bu dünyaya erkenden bırakmasaydın" // 3. "biz iki çocuktuk, şimdi çok eski isimler gibi hatırda dursa da dile gelmeyen şiirler gibi kimse anlamayacaktı zaten bizim birbirimizden ne anladığımızı biz iki çocuktuk ve kelimeler yeniydi, dilimizi yakıyordu, büyüktü, çocuk ruhumuzu dağlıyordu sokaktan nereye kaçsak filmlere, kitaplara, evlere gözün suçu hızla ağırlaşıyordu biz iki çocuktuk, iki arkadaş birbirimizden başka kahramanımız yoktu gözlerimiz arkadaşlıkla dolu dolu çıkıyorduk filmlerden, romanlardan da sessizce yürüyorduk birbirimize çıkan içimizdeki en uzun yolu"
"Mektubun, arı sokması, içerdiği güzellik. Vadettiğin o sonsuzluklar. Neptün. Sevdiğim her yerde seninle buluşmak istiyorum. Dinle beni; senin yankınım ben. Seni kaybetmektense dünyayı yıkmayı tercih ederim."
"Mavi buna kanmayacak. Onu dinleyecek. Mektubunu almıştı. Anlayacak. Anlamalı. Sahip olduklan tek gelecek ayrı ve birlikte oldukları. Birbirlerini bilmeden, zamanda savaşarak çok uzun süre yaşamışlardı. Ayrıydılar, konuşmuyorlardı fakat ikisi de birbirini șekillendirmişti, hatta karşılığında kendilerinin şekillendirildiği sırada bile. Yani sadece o zamanlara geri döneceklerdi. Neden olmasın? Acıtacak. Birbirlerinin hayatlarını kurtarmak için daha önce de acıtmışlardı."
"Bu mektubun okunduğunu düşünmek onu hasta etse de yine de yazıyor; çünkü ardından ne gelirse gelsin, bu bir son. Bu bir son olduğundan, bu ölümcül şeyi güzel yapma arzusuna karşı koyamıyor. Tohumun kendi parıltsı var. Büyüdüğü zaman için ona koku veriyor. Açtığı zaman için renk, derinlik bağışlıyor. Meyve verdiği zaman için ışıltı ve lezzet ekliyor. Dikenleri bile kötücül bir sanat eseri. Ölümünü aşkla imzalyor. Maviye, şu halde bile, ona layık bir şey vermek zorunda. Mavi bunu okumayacak. Tuzağı fark edecek. Her şey güzel olacak. Ve eski hallerine dönecekler. Hiçbir șeyin değişmesine gerek yok; her şey değişmiş olsa da. Bunu başarabilirler."