Kitabın Ankara’da geçmesi, bildiğim yerler mekanlar olması beni çeken tarafı oldu. Fakat konusu ve konunun işleniş şekli hoşuma gitmedi. Olayların anlatım dili beni hiç kendine çekmedi. İki arkadaşın aynı kıza aşık olması ve aşık oldukları kızın ise arkadaşlarının emanet ettiği üvey kız kardeşi olması… Anlatımında duyguların okuyucuya aktırılması boyutunda pasif kalmış…
Gençken insanların peşinde aptal gibi koşturup durursun. Sonra bir şey olur bir şey biter, vazgeçersin, kendini şehrin dinlendirici, teselli edici, şefkatli kollarına bırakırsın: eski evler, ağaçlı sokaklar, yüksek tavanı kahvehaneler, çay bahçeleri, parklar, eski berber dükkanları, eski bakkal dükkanları ve mavi doğramalı cam mekanlarında insanın alıp koynuna sokmak istediği ekmekleri sergileyen fırınlar…