Bekir Kalemdar

Bekir Kalemdar
@kalemdarrr
Okumak
Muğla
28 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ben kendimi oynamayı bırakamadım, kendim olamıyorum. Yaşıyorum, dedi Tolga, ama yaşadığımı yalnızca izleyenler söyleyebilir. Bana kalırsa yalnızca bir seyirciyim – kendime bile.
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ben böyle birşey görmedim
Kapalı gözlerinin ardındaki karanlıkta, acabalar denizinde savruluyorken ve boşanırken yaşlar gözlerinden, titreyen parmağının ardındaki tetiği çekti – Başka türlü yaşayabilirdim olan son düşüncesi ve hıçkırıkların arasından dökülen son nefesi silah sesiyle beraber odanın içinde donuklaşarak asılı kaldı...
Edebiyat
Mükemmel bir sona doğru...
Ölüm geliyordu, ölümün sesini işitiyordu yaşamak isteyen kulakları. Ölümün nefesini hissediyordu yaşamak isteyen teni. Ve en kötüsü; yıllardır yaşamdan ölüme çevrilen gözleri, şimdi ölümden yaşama çevrilmişlerdi. Şimdi en baştan yaşasaydım… Her şeyi bambaşka yapabilseydim… Ne yapabilirdim? Yapardım bir şeyler, yeter ki tekrardan yaşayayım. Ölüme saatler kala dakikalar ne kadar acıtıyormuş insanı. Başka türlü yaşamalıydım. Başka türlü olabilirdi. Neden böyle yaşadım, neden böyle ölüyorum? Başka türlü de ölebilirdim… Hızlanan nefesiyle beraber düşünceleri de hızlandı. Kalbi küt küt atıyordu ve tüyleri diken dikendi. Gözleri yaşların arasından parlak bir maviye bürünmüştü, yaşamın pınarına dalmak istiyorlardı – karşılarında ölümün karanlığını görmelerine rağmen…
Edebiyat
Kucak dolusu kütüphaneler taşıdım odamın yalnızlığına. Kim bilir, kaç sahafın tozu yapıştı ayaklarımın altına? Ya hatıratımın çırılçıplak mahzenleri? Bu senfoniyle hışırdayan yaprak sesleri, bu parmak uçlarımda gezinen harfler, bu tahayyülümü kanatlandıran kitap manzaraları; söyleyin, o mahzenlerin rutubetini havalandırabilir mi? Çoğu zaman ölümün gurubuna denk düşüyor tahayyülün tan’ı. Aklımda şimşek şimşek şafak sökerken bu isteksizlik, bu kendini beğenmiş ölgünlük niye?
Edebiyat
Hikmet Hoca...
Gecenin en sessiz saatlerinde, yaşamın en gürültülü düşünceleri sağır ediyordu Hikmet’i. Yaşayamadım, diyordu ağlayarak. Bana tanınan bu hakkı kullanamadım. Yaşadım diyebilmek için çırpınıp durdum, yine de beceremedim. Öleceğim, ne olacak bana? Bir kere yaşayabilirdim, sonrasının olmadığını bilmeme rağmen bu bir kerelik hakkımı kullanamadım.
Edebiyat