Puan vermedi
Cennet gibi görünen ıssız bir ada… Hayatta kalmak zorunda kalan on yabancı… Ama asıl tehlike doğa değil, birbirlerinin sakladığı sırlar… Bir uçak kazası sonrası başlayan bu mücadelede güven, korku ve ihanet iç içe geçiyor. Herkesin bir geçmişi, herkesin sakladığı bir gerçek var.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202681 okunma
Yolculuk
Puan vermedi·120 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:35
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Kitap çok naif ve yalnız bir kızın liseyi bitirdikten sonra annesinin yanından ayrılıp yaşı bir kadının yanına taşınması ve bu zaman içinde kendini büyütmesini anlatıyor. Kalıcı bir iş ve yer bulana kadar yaşadığı ayrılıklar,aşk acısı ve büyüme sıkıntılarının bir kızı birey olmaya taşıdığını bunun içinde yaşlı bir kadının sessiz rehberliğinden yararlandığını görüyoruz. Kitapta hayatın içinden olmayan hiçbir şey yok. Hepimizin etrafında olan karakterler okurken gözümüzde canlanıyor.Kelimeler o kadar sakin ki okurken o dinginliği hissedebiliyorsunuz acelesi olmadan yavaş yavaş akan bir kitap.
Yalnız Kalmak İçin Mükemmel Bir GünNanae Aoyama · Beyaz Baykuş Yayınları · 2024598 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kendinin Efendisi Olmak
Puan vermedi
Kitapta belirtilen dış dünyaya karşı kayıtsız kalmak günümüz insanına aşırı katı veya aşırı kaderci gelebilir ama bugünün modern pisikolojiside bu temeller üzerinde kuruludur. Bu çağın getirdiği kaygı, belirsizlik endişe ve boşluk içinde debelenen insanoğlu bir sığınak arar kendi hayatının kontrolünü eline almak duygularını dizginlemek nefsinin ve dış dünyanın kölesi haline gelmemek için muhteşem bir başucu kitabı. Esas itibariyle bu başucu kitabında bir külliyat çıkar.
İnsan ve Duygular
İnsan Nasıl Kendisinin Efendisi Olur?Epiktetos · Say Yayınları · 202515 okunma
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2025 213. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 00:00
Bu kitap… gerçekten ruhumu hırpaladı. “Oyunbaz” zaten insanın aklını yerinden alan bir başlangıçtı ama Düzenbaz ile birlikte artık bu iş sadece bir oyun olmaktan çıktı, tam anlamıyla psikolojik bir işkenceye dönüştü. Daire 13 artık sadece bir mekân değil, karakterlerin iç dünyasının karanlık bir yansıması gibi. Her sayfada nefesimi tuttuğumu, omuzlarımın kasıldığını fark ettim. Ölüm karakteri… aklım almıyor. Zeki mi? Evet. Korkutucu mu? Fazlasıyla. Ama en tehlikelisi şu: Bazen onu anlamaya çok yaklaşıyorsun. Ve bu insanın kendi içinden ürpermesine yetiyor. Afra’nın içindeki yaşam ve ölüm arzusunun çatışması o kadar güzel ama bir o kadar da acı vericiydi ki… Onun yerinde olsam ne yapardım, hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebilirdim diye kendimi sorgularken buldum. Ve bu kitapta asıl can yakan şey de bu zaten: Okurken sadece karakterleri değil, kendini de yargılıyorsun. Bu kitapta en çok hoşuma giden şey, artık maskelerin yavaş yavaş düşmesi oldu. Ama düşen her maske, yeni bir yara açıyor. Geçmiş sahneler… Kıyı (Ölüm) ve Afra arasındaki bağ… Hepsi içime bir ağırlık gibi çöktü. Yeni bilgi vermemesi biraz hayal kırıklığı yarattı evet, ama psikolojik gerilim açısından önceki kitaptan bile daha sertti. Bazı sahnelerde kitabı kapatıp “devam etmeyeyim” dedim. Sonra birkaç dakika sonra kendimi tekrar sayfaların arasında buldum. Çünkü işin tuhaf yanı şu: Canını yaksa da bırakamıyorsun. Karakterler arasındaki gerilim, çatışmalar, kırılma anları… Özellikle görev sahneleri okurken elim ayağım titredi. Ölüm’ün verdiği görevler artık sadece fiziksel acı değil, insanın ruhunu lime lime eden şeyler. Ve okuyucu olarak sen de bu çöküşü iliklerine kadar hissediyorsun. Final kısmı… Ben o sonlarda gerçekten kitaba sarılıp “Beni böyle bırakma” demek istedim. Çünkü tam her şeyin en
DüzenbazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2025596 okunma
10/10
·1464 syf.··
2026 52. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 19:17
En sonunda 4 ciltlik kitabı bitirdim Rüzgar Gibi Geçti, büyük bir aşk hikayesini, aynı zamanda savaşın insanlar ve toplum üzerindeki değiştirici etkisini anlatan oldukça sürükleyici bir kitap. Amerikan İç Savaşı öncesindeki rahat ve ayrıcalıklı Güney yaşamını, savaşın başlamasıyla birlikte yıkılan düzeni ve insanların buna uyum sağlama çabasını oldukça başarılı bir şekilde anlatıyor. Scarlett O’Hara, çoğu zaman sinirlendirse de hırsı, ayakta kalma mücadelesi ve asi yapısıyla unutulmaz bir karakter. Başlarda şımarık ve bencil görünen Scarlett’ın savaşın getirdiği zorluklar karşısında güçlenişini ve hayatta kalmak için verdiği mücadeleyi okumak çok etkileyiciydi. Rhett Butler ise zekası, alaycı tavrı ve olaylara farklı bakışıyla hikayenin en önemli karakterlerindendi. Savaşın yıkıcılığı, toplumsal değişimler, kadınların değişen rolleri ve hayatta kalma mücadelesi gibi konular oldukça derin ve tüm acı gerçekleri ile anlatılıyor. Aşk, savaş, kayıplar ve hayatta kalma çabası iç içe ilerlerken sayfalar su gibi akıp gidiyor. Uzun olmasına rağmen çok akıcı ve güçlü karakterleri sayesinde hiç sıkılmadan okunan bir eser. Bitirdiğimizde ise hem bir dönemin yükselişine ve çöküşüne hem de karakterlerin dönüşümüne ve değişimine tanıklık ediyoruz. Bu yüzden benim için klasikler arasında yerini sonuna kadar hak eden bir başyapıt. Scarlett, en baştan Rhett’i seçmeliydin
Rüzgâr Gibi Geçti (4 Cilt Takım)Margaret Mitchell · Kapra Yayıncılık · 20213,157 okunma
Unutmak Kurtuluşsa, Hatırlamak Neden Hâlâ İnsan Kalmanın Bedeli?
Puan vermedi·274 syf.··
2026 133. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 11:13
I—BAŞLANGIÇ: Şimal Yıldızı: Unutmanın Kurtuluş, Hatırlamanın Yangın Olduğu Bir Dünya Bazı kitaplar vardır; kapağını kapatırsınız ama içindeki karanlık bir süre daha odada kalır. Şimal Yıldızı benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Oğuz Yılmaz, bu eserinde sadece yıkılmış bir dünyanın hikâyesini anlatmıyor; yıkılmış insanın, kırılmış hafızanın, susmuş vicdanın ve hâlâ bir yerlerde titrek de olsa yanmaya çalışan umudun hikâyesini anlatıyor. Kitabı okurken şunu çok net hissettim: Burada asıl mesele dünyanın sonu değil; insanın, dünyanın sonundan sonra bile insan kalıp kalamayacağı. II—İNCELEME: Romanın atmosferi karanlık. Hatta yer yer insanın içine işleyen, boğucu, sisli ve soğuk bir karanlık bu. Ama bu karanlık sıradan bir dekor değil. Yazar, distopik bir evren kurarken aslında bugünün insanına da ayna tutuyor. Çünkü kitapta gördüğümüz o yıkım, sadece dışarıdaki şehirlerde, sistemlerde, düzenlerde yaşanmıyor; insanın içinde de yaşanıyor. Hafıza, unutmak, geçmiş, korku, kibir, inanç, yara, direniş ve insan kalma meselesi romanın damarlarında dolaşıyor. Hele bazı cümleler var ki, insan onları okuyup geçemiyor. Bir yerde durmak, nefes almak, hatta kendi içindeki eski defterlere bakmak zorunda kalıyor. Bu kitabın en güçlü tarafı bence tam da burada: Oğuz Yılmaz, büyük büyük olaylar anlatırken bile insanın en küçük iç sızısını unutmuyor. Distopya yazıyor ama kalbi ihmal etmiyor. Karanlık bir dünya kuruyor ama o dünyanın ortasına insanın iç yangınını yerleştiriyor. Kitapta unutmak bir nimet mi, yoksa insanın kendinden vazgeçmesi mi? Hatırlamak bir lanet mi, yoksa insan kalmanın son şartı mı? Geçmiş gerçekten geride bırakılabilir mi, yoksa insan nereye giderse gitsin kendi kuyusunu da yanında mı taşır? İşte
Şimal YıldızıOğuz Yılmaz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202650 okunma