Yine akşam oldu... Günün yorgunluğu duvarlara sinerken, insan en çok kendi sessizliğinin sesini işitiyor. Meğer bazı uzaklıklar kilometrelerle değil, kalbin içinde büyüyen boşluklarla ölçülürmüş.
Seni düşündüğüm her vakit bunu daha iyi anlıyorum. Zira yanında olmanın da uzağında kalmanın da aynı acıyı taşıdığı zamanlar varmış. İnsan bazen kavuşamadığı için değil, kavuşsa bile eksik kalacağını bildiği için hüzünlenirmiş.
Şimdi dönüp geçmişe bakıyorum da; galiba kaybettiğim şey bir insan değilmiş yalnızca. Bir ihtimal, bir hayal, bir duaya sığdırdığım güzel zanlarmış.
Yine de kırgın değilim. Çünkü bazı insanlar hayatımıza kalmak için değil, bize insan kalmanın ne kadar zor olduğunu öğretmek için giriyor.
Ve anlıyorum ki; Ben baştan kaybetmedim. Belki de kazandığım şey, acının içinden geçerken vicdanımı yitirmemekti.
İnsanlık gürültünün peşinden koşarken, bir kalbi incitmemeyi başarabilmek de bir zaferdir.
Şimdi gece yavaşça şehrin üzerine inerken, ben Rabbime bıraktığım şeylerin huzuruyla oturuyorum. Ne geleni zorla tutacak kudretim var, ne gideni geri çevirecek sözüm...
Lâkin biliyorum ki; Her ayrılık bir son değildir. Bazı ayrılıklar, insanın kendi içine yaptığı uzun bir dönüş yolculuğudur.
Ve ben o yolun tam ortasında, biraz kırık, biraz yorgun, fakat hâlâ duaya inanan biri olarak bekliyorum...॥
1katibehanım ✍🏼🥷🏼