Duruyorsun öylece ,bir sevgisizin,ölünün içinden nasıl kaçılır bilmeden .Burası bir cehennem, siyah değil ; Karanlık..Hiçbir renge ait olmayan karanlık.
Uyuyan , öldüğü zaman uyanacak olan . Mevlana’nın söylediği “insanlar uyurlar ve öldükleri zaman uyanırlar.” bunu yanlış anlamış bir beden.
Oysa ki , insanlar sevgisizlikten kalplerinin kapalılığından, acıların kaygılarıyla körlükten uyurlar .Karanlığın içinde hapsolmuş sevgisizlikte yanıyorum.
Halbuki aşkla kaynayıp, sonra kaynayan su gibi fokurdamak, baloncuklara dönüşmek, sevgiyle bütün olarak buharlaşmak, eşsiz olurdu .Bitmeyen bir sevgi döngüsünde tekrarlanmak . Buharla yağmura yağmurla sarmaşığa,hatta ölmüş bir çiceğin kökleri için o son bir damla su olmak.
Döngünün içinde kaybolmak.